Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Bahadir Dicle

 
 
Bahadir Dicle

Ahmet Aydın'a Açık Mektup / Köşe Yazısı - Bahadir Dicle

Bahadir Dicle

Bu köşelerden siyasilere seslenmek pek adetimiz değil ama bu seferlik istisna olsun.

 

Halk adına, hak adına başta Ahmet bey olmak üzere siyasilerimize açık bir mektup olsun bu satırlar bu seferlik…

 

Ben kim miyim?

 

Ben 2002'den beri girdiğin her seçimde ardından gelen vatandaşım

 

Sana oy veren binlerce hemşehrinim ben, hiç haberin bile olmayan...

 

Başarılarınla sevinen, sen tökezleyince hüzünlenen seçmeninim...

 

Çok şey değildi istediğimiz, sadece "ulaşılamaz" olmamanı istedik senden, sizden...

 

Ama gel gör ki  şimdi  sana  ulaşamıyorum..

 

Sen de artık “herkesleştin”..

 

Ulaşamıyorum çünkü sade bir vatandaşım ve sanırım buna hakkım yok!

 

Ulaşamıyorum çünkü parti teşkilatına "kapağı" atamadım, kapağı atanlardan da bana sıra gelmiyor!

 

İktidarın nimetlerinden faydalanmak için trene sonradan atlayanları bizi size unutturdu!

 

Etrafınıza çöreklenmiş bir kemikleşmiş tabaka sizi, size rağmen halktan soyutluyor.

 

Soyutluyor çünkü kendileri daha önemli vatandaştan(!)

 

Soyutluyor çünkü sağa sola yerleştirmesi gereken daha bir sürü “adamı, yakını” var!

 

Bakın, halk oylarıyla seçilip temsil için meclise gönderilen siz siyasiler, yani “temsilcilerimiz”, türlü dertlerine çare bulmak için Ankara'ya yolu düşen, ya da yolu düşmek zorunda bırakılan biz “vatandaşlar” için her zaman kapısı aşındırılacak bir “umut” kapısı olmuştur hep...

 

Ahmet bey,

 

Türlü türlü işleri bürokrat ve teknokrat kadroların engellemelerine takılan biz gariban Anadolu insanı, doğal olarak oy vererek temsil yetkisi verdikleri siz “siyaset adamları”na sorunlarını çözdürmek istemekte...

Yanisi, teknokratlar biz garibanlara zorluk çıkarmakta, siyasiler de bir telefonla sorunu çözmektedirler. Bu ülkede maalesef işler böyle yürüyor!

 

Böylece, “kibir abidesi” kimi teknokratlar veya bürokratlar, biz garibanlara zorluk çıkararak bir yandan bitmek bilmez egosunu tatmin etmekte hem de bir nevi  size yakın durarak prim yapmakta, diğer yandan kendi iç dünyalarında yıkmanın, yemenin, çalmanın hesaplarını yapmaktadırlar.

 

 Tek umutları, vekilleri sizler  olan vatandaş ilk önce size ulaşarak dertlerini anlatması gerekiyor...

 

  Gel gelelim size ulaşmak ortalama bir vatandaş için hiç de kolay değil...

 

Hele Adıyaman'da veya Kahta'da yaşıyorsanız....

 

Meclis başkanvekilisiniz, ortalama bir siyasiye göre “geldiği yeri unutmayan”  profilini çiziyorsunuz...

 

Köylü, fakir, memur, çiftçi, büyük küçük demeden hemen her kesimi büyük bir tevazu ve samimiyet ile bağrına basan, “onlardan biri olduğunu” hissettiren bir portresiniz...Bu durumu Ankara'dan, istanbul’dan bile hissedebiliyoruz..

 

Vekillerimiz de öyle..

 

Fakat,

 

Bir sorun var!

 

Sorun, sizin bu profiline rağmen, Adıyaman'a adım attığınız ilk andan itibaren etrafınızı sararak sizi  adeta  çembere alan , size rağmen sizi  halktan soyutlamak için adeta elinden geleni yapan  bir kitlenin olması!

 

   Bu malum kitle size ve diğer siyasetçilerimize ortalama bir vatandaşa göre daha kolay ulaşabilmelerine rağmen açgözlülükten vazgeçmeyerek vatandaşla aranıza  adeta  etten bir duvar örüyor..

 

Ahmet Bey, değerli Vekillerimiz

 

Havalimanına adım attığınız  ilk andan itibaren sizi adeta çevreleyen bu grup, bilimum programlarda, yemeklerde hatta taziyelerde bile “işlerini gördürmek” için sizi sürekli yakın markajda kalıyor, hatta sizim halkın sesine kulak vermenize  engel oluyorlar..

 

Bitmek bilmez “işleri” için size bir yerlere telefon açtırmak için sürekli bir itiş kakış içindeler… Daha da kötüsü bunlar, kendilerini birinci sınıf vatandaş görüyorlar ve vatandaşları ikinci sınıf olarak görme hadsizliğine bile düşüyorlar!

 

Bir şekilde AK Parti teşkilatına kapağı atan, kendilerince “elitist” olan bu grup, vatandaşa inmek zorunda olan AK Parti için de büyük sorun…

 

Vekillerine derdini anlatmak için bu güruhu geçmek zorunda kalan biz vatandaşlar, seçmeniniz, hemşehrileriniz ne yapsın?

 

Neredeyse tamamı sağdan soldan AK Parti trenine çok sonradan “binen” açgözlü bu güruh, partiye geliş amaçlarını da böylece herkesin gözüne sokmuş oluyor!

 

Yani;

 

AK Parti ve dava “bahane”, iş gördürmek şahane olma yoluna gidiyor. Bu fecaat bir durum!

 

Siyasilere yakın durarak başka planlar yapan kurum müdürleri, bürokratlar  ve her  programda sizinle aynı kareye  girmeye çalışan bazı  STK'lar  cabası!

 

Siyasilerimiz, vekillerimiz bu kemikleşmiş gruba hizmet etmekten vatandaşa hizmet etmeye fırsat bulamıyor!

 

Yani vatandaşa, gariban Anadolu insanına sıra gelmiyor!

 

Vatandaşlar rahatsız!

 

Seçmenler rahatsız!

 

Bizler rahatsızız!

 

Unutmayın bunlar yokken biz vardık!

 

Yarın işleri bitince bunlar başka trenlere atlayacak belki ama biz yine burada dimdik duruyor olacağız!

 

Birileri bu menfaatperestlere dur demeli!

 

Siz, Ahmet bey, bu güruha dur demelisiniz

 

Sizin yanınız "dava" maskesi takan bu bir avuç menfaatperestin dar çemberi değil, biz vatandaşın yanı başıdır!

 

 

Zira, insanın gözünü ancak toprak doyurur!


 
 
9 Temmuz 2016 Cumartesi 16:34
Okunma: 3117
 
Yorumlar


ABDULLAH TANDOĞAN11 Temmuz 2016 Pazartesi 12:23
resmen rüşvet memleketi olmuş adıyaman sankı babalarının malı iş sahibi olmak için rüşvet vereceksiniz bu kadar basit...
hıdır10 Temmuz 2016 Pazar 15:49
tırşıkçı yani
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

    Yaşam

    Gündem

    Teknoloji

    Siyaset

    Kültür-Sanat

    Dünya

    Son Dakika

    Ekonomi

    Yerel Haberler

    Spor

    Sağlık

    Özel Haberler

    Medya

    Eğitim

    Yukarı Çık