Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Süheyla Şengül

 
 
Süheyla Şengül

Çilem Doğan'a Selam Olsun / Köşe Yazısı - Süheyla Şengül

Süheyla Şengül

 Çilem Doğan kimdir yada Çilem’in çilesini bilmeyenler için: Çilem Adana’da kendisini fuhşa zorlayan eşinden sürekli şiddet gören ve kendisini öldürmek isteyen eşine karşı canını kurtarmak amacıyla, meşru müdafaa yaparak eşini öldüren daha 26 yaşında hayatının baharında bir çocuk annesi…

Birkaç gün önce Adana 10. Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasında 15 yıl ağır ceza alan, canını kurtarmak için yaşadığı talihsiz olay mahkeme tarafından meşru müdafaa sayılmayarak yasaların kurbanı olmuş bir kadın.

Çilem’in başından geçen bu olaydan sonra yaşadığı üzüntü ve travma karşısında hayata tekrar tutunabilmek için kendisine destek vermek isteyenlerden mektup beklediğini öğrendim. Yaşadığı bu talihsiz olay karşısında bende büyük üzüntü duydum ve bu olayın meşru müdafaa sayılması gerektiği konusunda kendisiyle hem fikir olduğumu ona bildirmek istedim.

Sevgili Çilem,

Yaşadığın talihsiz olaydan dolayı geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, hak etmediğin bu ceza karşısında Allah’tan sabrını artırmasını diliyorum.

Senin yaşadıklarını öğrenen tüm kadınların bu ceza karşısında artık bu kadarına da pes diyeceklerini hepimiz biliyoruz. Sana yazdığım bu mektup yüreğine ne kadar su serper bilmiyorum ama asıl amacım, yetkililerin bu yazdıklarımı görüp senin gibi talihsiz olay yaşayan bütün kadınlara adil bir yasa getirmeleridir.

Dünya kadınlar gününde yazdığım yazıda yasalar ve kafalar değişmediği sürece kadınların şiddet ve baskıya her zaman maruz kalacağını belirtmiştim. Sen kader kurbanı değil, maalesef toplumun dengesiz düzeninin ve yasalarının kurbanısın.

Egemen erkek zihniyetinin olduğu bir toplumda, yasalarında bir şekilde onları haklı çıkardığı bir sistemde sen bunları yaşayan ne ilk, nede son kadın olacaksın.

Ben ve benim gibi düşünen bütün kadınlar sana verilen bu cezayı kabul etmiyoruz. En doğal hakkımız olan yaşama hakkımıza kastedildiğinde acaba ne yapmamız gerekiyor? Şiddet ve ölüm korkusu yaşayan her canlının bir doğa kanunu olarak vücudu refleks vererek kendini koruyacaktır, yasalar bunu bilmiyor mu?

Nasıl oluyor da yasalar kendini savunmak için yaptığın onurlu mücadelene posta koyuyor ve cezaların en ağırını veriyor. Sen aslında sembolik bir ceza dahi almamalıydın. Şayet ceza almasaydın zihniyeti bozuk, kadına saygı göstermeyen, ona el kaldıran erkeklerin bu duruma yeltendiklerinde bir defa değil, bin defa düşünmesi gerekecekti.

Bu mektubumda bütün kadınlara sesleniyorum, bizler fiziksel olarak erkekle eşit olamayabiliriz ama bu durum erkeklerin kadınlara istedikleri gibi davranma hakkını vermiyor, insan olarak aynı haklara sahibiz.

Haklarımızı istemek ve koruyabilmek için örgütlü kadın mücadelesini başlatıp dayanışma içinde olmalıyız. Dünyada bir kadının tırnağı kırıldığında aynı duyguları hissetmeliyiz. Bu gün Çilem'in başına gelenler her kadının başına gelebilir.

Gün birlik ve beraberlik günü, gün erkek zihniyetini değiştirebilmek için artık yasaların değişmesi günü. Hep birlikte sesimizi yükseltmeli, Çilemler ağlamamalı, Çilemler ölmemeli ve Çilemler haksız yere ceza almamalı diye haykırma günü…

Kadınların yaşama ve tüm temel haklarının ellerinden alınmaması ve sistemin getirdiği yasaların altında ezilmemesi dileğiyle hep birlikte yanındayız. Davan davamızdır, cezan cezamızdır. Seninle aynı kaderi paylaşan bütün kadınlara selam ve sevgiler..


 
 
15 Haziran 2016 Çarşamba 19:14
Okunma: 2661
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

    Yaşam

    Gündem

    Teknoloji

    Siyaset

    Kültür-Sanat

    Dünya

    Son Dakika

    Ekonomi

    Yerel Haberler

    Spor

    Sağlık

    Özel Haberler

    Medya

    Eğitim

    Yukarı Çık