Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Mehmet Cömert

 
 
Mehmet Cömert

Her gün Aşûra, her yer Kerbelâ… / Köşe Yazısı - Mehmet Cömert

Mehmet Cömert

 Muharrem ayı dört haram aylardan biridir.Cahiliye dönemi Arapları bu aylarda (Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb) savaşmazlardı. Hz. Rasulullah (sav)efendimiz  de bu ayların hürmetine halel getirmemek için azami dikkat göstermiştir.Büyük ihtimalle  kadim bir şeriate dayanan bu gelenek  daha sonraları hak ettiği saygıyı kaybetmiştir. Özellikle günümüzde ne müslümanlar, ne de ehli kitap denilen hıristiyan ve yahudilerin bu geleneği hatırlamadıklarını  görüyoruz.Yani şu çağın  cahiliyesi  eski  Arap cahiliyesini  kat be kat geride bırakmış  durumda.

İslam coğrafyasında senenin her ayında değil, her gün ve hatta her saatinde kan dökülüyor. Birleşmiş Milletlerin yaptığı bir  araştırma sonucuna göre Müslüman ülkelerde  günde ortalama bin kişi öldürülüyor.Tabii ki,vuran da vurulan da Müslüman.

 

Muharrem ayının faziletiyle  ile ilgili bazı rivayetler mevcuttur.Yahudilerin de bu ayın onuncu günü oruç tuttukları, bunu Hz Musa(as)’ın  Firavun’dan kurtuluşu ile gerekçelendirmelerinin bilinmesi  üzerine Rasulullah’ın da ‘ Ben Musa’ya sizden daha yakınım’ diyerek  Aşûra  gününde oruç tuttuğu hadis kaynaklarımızda geçmektedir.

 

Ne yazık ki, tarihi bir çok önemli olayın vuku bulduğuyla ilgili rivayetlerin olduğu muharrem’in onuncu günü ‘Aşûra’ bu ümmet için matem günü olmuştur. Rasulullah (sav) efendimizin sevgili torunu ve Ehl-i Beyt’den yetmiş kusur masumun hunharca katledilmeleri olayı  bu günde vaki olmuştur. Daha İslam’ın ilk yarım asrında ümmet bütünlüğünü temelden sarsan bu tür olaylar  bir çok yanlış ve sapkın akımın doğmasının da sebebi olmuştur.

 

Aslında Hz.Osman (ra)’ın katledilmesinden sonra çıkan fitne olaylarını anlamak gerçekten zordur. Ahir zaman peygamberi Muhammed Mustafa(sav)’nın  dizinin dibinde yetişen bir nesil nasıl ve neden böylesi olaylar yaşadılar..?!

Tarihin gösterdiği sebepler elbette zahiri sebeplerdir. Dünyevi servet ve salanat hırsının  olayların gelişmesinde önemli bir sebep teşkil ettiği  doğrudur. Ancak olayların  derin tarihi, psikolojik ve sosyolojik yönlerinin de göz ardı edilmemesi  gerekir. Üstad Bediüzzaman bu konuda işin hakkını vererek  olayları yorumlayan alimlerimizin başında gelir. İslam devletinin genişlemesi ile beraber ehliyetsiz kişilerin yönetime getirilmesi, özellikle Hz. Osman (ra) döneminde devletin önemli yerlerine gelen Emevi sülalesinden kötü niyetli bazı kişiler, İslam’ın safiyetini, hukukun üstünlüğünü bozacak icraatlara teşebbüs edince olanlar oldu.Muaviye’nin, Hz. Ali (ra)’nin meşru idaresine karşı baş kaldırması ile gelişen olaylar nihayette Kerbelâ  olayını sonuç verdi. Ümmetin kalbine unutulmaz bir acı salan  bu olay günümüze kadar gelen bir çok fitnenin de  ilk sebebi olmuştur diyebiliriz. Irkçı, kabileci, cuntacı  emevi yönetimi, ‘Ömer bin Abdulaziz’  istisnasıyla hep zulümkâr davrandılar. Arap olmayan müslümanlar ikinci sınıf muamelesine tabi tuttular. Ehl-i Beyt imamlarına karşı amansız bir zulüm sürdürüldü. İlk dönemin adil ve doğru gidişatını değiştiren ve bulandıran Emevi zihniyeti tarihten günümüze kadar gelen bir çok yanlış anlayış ve uygulamanın ilki olması hasebiyle  iyi tanınması gerekir. Emevi İslamı içi boş,cansız ve ruhsuz bir bedenden ibarettir.İslam’ın bu ilk döneminde başlayan sapmayı durdurmak içinHz.Hüseyin (ra) Yezid’ e beyati reddetmiş ve kıyam hareketini başlatmıştır.Hz Hüseyin’in  kıyam felsefesini başka türlü anlayanlar onu tanımayanlardır. Ne yazık  ki tarihteki bir çok ünlü kahraman ve hareketlerin liderleri gibi Hz. Hüseyin’de büyük ölçüde yanlış anlaşılmıştır.

 

Tarih, Kerbela’da yenilenin Hüseyin (ra) olduğunu söylese de, hakikat nazarında Kerbela en büyük zaferdir. Kıyamete kadar sürecek bir direniş ruhunun tohumlarının atıldığı bir gündür Aşûra. Hak uğruna şehadet destanının yazıldığı sayfadır Kerbelâ.Bizim kendi rengimizden, dilimizden olan kimselerin  zulmüne ‘hayır’ demektir Kerbelâ.  Huseyin ve yarenlerinin mübarek kanlarıyla karılan harcın temelini oluşturduğu, 'zillet bizden uzaktır' mektebinin adıdır Kerbelâ.

 

İslamî mücadelenin ruhunu anlamak için Hüseyin ve Kerbela’yı çok iyi anlamak gerekir. Şiî ve Sünnî ekollerin aşırı uçları bu olayı mecrasından saptırmışlardır. Kerbelâ’yı bir kan davası şeklinde okumak onu hiç anlamamaktır.Ne yazık ki bu tür yanlış anlamalar bugün de  etkisini  sürdürmektedir. Hüseyin’in  uğruna savaştığı değerleri inkar edip sadece onun başkaldırısını bayraklaştıranlar onu anlamış olamazlar.

Hz. Hüseyin’in (ra) Kerbela direnişi elbette çok önemli mesajlar taşır. Bunları doğru okumak  son derece önemlidir. İşin özet, ‘zulme rıza zulümdür.’Çağımızda  İslam dünyasının çektiği sancıların ana kaynağı da bu gayrı meşru yönetimlerdir.Bunlara karşı mücadele etmek,pes etmemek ve gerektiğinde şehadete koşmak Hüseyin’in yoludur. Hüseyin bir bayraktır: Bedeviliğe, zulme,ırkçılığa, ayrımcılığa ve her türlü kokuşmuşluğa karşı açılan bayrak. O bayrak Kerbela'da dikildi ve ilelebet dalgalanmaya devam edecektir.

 

Bugün coğrafyamızın hemen hemen  her tarafında kerbelalar yaşıyoruz. Halep, Irak,Yemen, Filistin, Kürdistan, Mısır, Libya,Afganistan’da her ay yaşanan kerbelaların haberini alıyoruz.Yezidî despot idareler, kâh kendileri,kâh da başkalarıyla  işbirliği yaparak topraklarımızı kana buluyorlar.Kısacası her günümüz Aşûra, her toprağımız Kerbelâ olmuş vaziyette.

Çağdaş Yezitler dinî, mezhebî ve millî duyguları istismar ederek iktidarlarını meşru göstermeye çalışırlarken, halkı uyutmak ve aldatmak için hakikatleri de ters yüz etmeyi  ihmal etmiyorlar.Din’e karşı dini kullanarak iktidarlarını ayakta tutuyorlar.İşte Emevi zihniyetinin aslı da budur.Tarihteki İbrahim ile Nemrud'u, Musa ile Firavun'u, Hüseyin ile Yezid'i her kes tanıyor ve kimse ikincilerden yana olduğunu söylemiyor. Ama işin  icraat ve yaşantısına  gelince  beyefendi Firavun'un sarayında,Şam'ın has bahçelerinde, Babil'in irem bağlarında zevk û safaya daldığı,halka envai türlü zulümler ettiği  halde, İbrahim, Musa ve Hüseyin'e salavat; Nemrut, Firavun ve Yezide de lanet okuyor.

Tarihi hakikatlerin  ışığında bugünü okumak çok önemlidir. Hasılı , etiketi Hüseyin, düşüncesi ve icraatı Yezit olanların çok olduğu bir çağdayız.’Ne Hüseyinler gördük Yezit çıktılar..!’ dememek için dikkat etmek gerekir vesselam.

 


 
 
13 Ekim 2016 Perşembe 17:59
Okunma: 13687
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

Yaşam

Kahta Emlak

Gündem

Teknoloji

Siyaset

Kültür-Sanat

Dünya

Son Dakika

Ekonomi

Spor

Yerel Haberler

Sağlık

Özel Haberler

Medya

Eğitim

Yukarı Çık