Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Süheyla Şengül

 
 
Süheyla Şengül

Işığınızdan Bir Tutam Yansıtın / Köşe Yazısı - Süheyla Şengül

Süheyla Şengül

                 Hayata bir sıfır mağlup başlayanlar, küçücük omuzlarına, hayatın yükünü erken yaşta omuzlayan masum yavrular. Bir köşe başında, ışıklarda mendil satanlar, ayakkabı boyayanlar, ''tartılmak ister  misiniz'' diye peşimizden koşanlar.  Bazen içimiz cız eder, bazen de görmezden gelip bu çocukları ortaya atan ana babalara kızarak vicdanımızı rahatlatmaya çalışırız.

            Ama hepimizin bildiği bir gerçek var; hangi çocuk oyun alanlarını, okul sıralarını bırakıp bu işlerle uğraşmak ister. Maddi imkansızlıklar, ilgisizlik, şiddet, ailenin bölünmüş olması vs. onları bu duruma zorlar. Bir tarafta anne babalarından istediği parayı alıp gönlünce harcayan, sevgi ilgi gören, bir tarafta ailesinin geçim yükünü sırtlayan ilgiden sevgiden mahrum çocuklar

            Hayatın acımasız  gerçeğinde, bizim hiç mi rolümüz yok diye düşünmeden edemiyorum. Geçim sıkıntısı olan ailelerin çocukları çalışmak zorunda kaldıklarında sokakla erken yaşta tanışırlar. Bu çocuklar para kazandıkları için kendilerini yetişkin gibi hisseder, bir müddet sonra farklı bir yaşam alanı içinde kendilerini bulurlar. Aile ile herhangi bir çatışma içerisine girdiklerinde evden kaçıp sokakta yaşamaya başladıklarında her türlü suç unsuruyla ve uyuşturucu maddelerle tanışırlar.                                                  

            Sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar toplumsal bir sorundur. Sokaktaki çocuklar şiddet, cinsel istismar, yaralama, yaralanma, kaçırılma, öldürülme, başkaları tarafından suç işlemeye zorlanma gibi tehlikelerle karşı karşıya kalırlar. Gelecekte suça itilme potansiyeli yüksek olan bu çocuklar toplum  için büyük bir risk oluşturur.

            Devlet ve toplum sokak çocukları için gerekli yardım elini uzatmalıdır. Sokak çocukları bu ülkenin evlatlarıdır ve dolayısıyla bu ülkeye kazandırılmalıdırlar. Taşın altına herkes elini koymak zorundadır. Her şeyi devletten beklememek gerekir, sosyal bir devlet olabiliriz, muhakkak ki devletin sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelere yardımı ve bu çocuklarla ilgilenen kurumları var, fakat yeterli olmadığı ortada.

            Bizlerde bu çocuklara yardım elimizi uzatmalı, ailelere destek olmalıyız. Yıllar önce bir köşe yazısında bir hanımefendi bir aileye koruyucu aile olduklarını, ihtiyaçlarını karşıladıklarını, çocuklarına yol gösterdiklerini anlatıyordu. Destek oldukları süre içerisinde kendi evindeki bolluk bereketi ve manevi huzurdan bahsediyordu. Bir şekilde aile ile iletişimleri kesildiğinde başlarına gelen kazaları, evlerindeki sıkıntıların artığını söylüyordu. “Bir sadaka bin bela götürür” hadisi şerifini unutmamamız lazım.

            Bizler Müslüman bir toplumuz. Dinimizin emrettiği zekat ve sadakalarımızı düzenli olarak verdiğimiz takdirde tıpkı Osmanlı döneminde hiç fakirin kalmadığı bir ortam oluşturabiliriz. Ayrıca sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerde sorumluluk alarak devletle işbirliği halinde, sokakta çalışan ve yaşayan bu çocuklara destek olmalıdırlar.

            Hiçbir anne baba çocuğunun sokakta yaşamasını istemez, fakat sokaktaki çocukların hepsinin bir hikayesi vardır. Onları bu duruma sokan sebeplerin çözümü için hep birlikte adım atmalıyız. Her çocuk özeldir ve değeri ölçülmeyecek bir cevherdir. Elleri tutulduğunda kim bilir içlerinden ne alimler, sanatçılar, bilim adamları çıkacaktır.

            Hepimiz ışığımızdan bir tutam yansıtalım onların karanlık dünyalarına ,umut ışığı olalım, kazandıralım yarınlara…


 
 
9 Nisan 2016 Cumartesi 12:15
Okunma: 3322
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

    Yaşam

    Gündem

    Teknoloji

    Siyaset

    Kültür-Sanat

    Dünya

    Son Dakika

    Ekonomi

    Yerel Haberler

    Spor

    Sağlık

    Özel Haberler

    Medya

    Eğitim

    Yukarı Çık