Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Bahadir Dicle

 
 
Bahadir Dicle

Kahta’da ki kavga Ankara Gündeminde / Köşe Yazısı - Bahadir Dicle

Bahadir Dicle

 Kahta son yılların belki de siyaset açısından en talihsiz günlerini yaşıyor..

Eski ve mevcut belediye başkanları, maalesef bu mübarek günlerde tüm ahlaki ve kardeşlik değerlerini ayaklar altına alarak birbirlerine en seviyesiz bir şekilde cevap yetiştirme yarışına girdiler...

Adıyaman tarihinin hiçbir döneminde siyaset bu kadar çukurlaştırılıp, bel altına inmemişti.. Üslup hiçbir zaman bu kadar kin bürünüp alçalmamıştı...

Özellikle her iki cepheden karşılıklı gelen son iki açıklamayı büyük bir dikkatle okudum.. Her iki açıklamada maalesef siyasi nezaketten, siyasi ahlaktan yoksun.

Sayın Toprak'ın kendisine yakışmayan açıklamasına Sayın Yusuf Turanlı da cevap hakkını kullanarak yine çok da sevimli olmayan bir dille cevap verdi...

Ama sayın Toprak'ın son açıklaması tam evlere şenlik!

“Milli görüş” geleneğinden gelen bir isme yakışmayan düzeysizlikte, bel altı vuran ve adeta  kendi geçmişiyle  çelişen bir açıklama!

Yine iddiaları yargıya taşımak yerine, varsa Turanlı'nın mahkumiyet belgelerini paylaşmak yerine hakaretle, kabadayılıkla cevap vermiş, daha doğrusu vermeye çalışmış.. Başkanın metin yazarı veya akıl hocası, hocaları her kimse acilen değiştirmesi gerekiyor! Zira yazdığı, yazmaya çalıştıkları cevap metni ya da açıklama bir belediye başkanından çok bir “ergen”in liselerdeki müsamereler için yazabileceği kapasitesizlikte olmuş, oluyor!

Nüfusu neredeyse yüz bini aşan bir AK Partili ilçenin belediye başkanına yakışmıyor bu açıklamalar!

Sayın Toprak, Turanlı ailesini eleştireyim derken kendisini de açığa düşürmüş, büyük bir çelişkiye düşmüş.

”Daha önce Erbakan Hocaya ihanet ettiniz sonra Recep Tayyip Erdoğan’a ihanet ettiniz, şimdi de Kahta halkına ihanet ediyorsunuz” demiş Sayın Toprak.. Demiş demesine ama Numan Kurtulmuş ile hareket edip Saadet Partisi'nden istifa ettiğini, yani Erbakan hocayı “satıp” HAS Parti'ye geçtiğini nedense “hatırlayamamış” ya da o kendi mantığına göre “satış” değil!

Sayın Yusuf  Turanlı’nın akrabası olan sayın Dengir Mir  Mehmet  Fırat’la  aynı partide  olduğu iddia  edilmiş. Biz  sayın Turanlı’nın  hiçbir zaman o partiye  ayak bastığını, ve seçimlerde  desteklediğini  görmedik, duymadık, hatta  bunun bu  tavrının ikisi  arasında  soğuk rüzgarlar estirdiği ve ayrılıklar  meydana getirdiği aşikardır.

Her iki açıklamada, hem Turanlı'nın hem de Toprak'ın açıklamaları, bilhassa Sayın Toprak'ın son açıklaması bol bol hakaret, hamaset ve çelişkilerle dolu..

Öncellikle Sayın Toprak AK Parti trenine sonradan binmiş bir isim! Öyleki AK Parti'nin kurumsal üslubunu hala benimseyememiş!

AK Parti'nin başta askeri vesayet olmak üzere türlü vesayet odaklarıyla boğuştuğu, partinin kapatılmanın eşiğinden döndüğü 2009'a kadarki o en zor dönemde Sayın Toprak'ı AK Parti'nin herhangi bir kapısından içeri adım attığını gören oldu mu? 

Sayın Toprak iktidar partisine mensup olmasına rağmen hala “muhalefet” konumundan, psikolojisinden kurtulamamış!

Sayın Turanlı şu anda “muhalefet” konumunda.. Eleştirme hakkı tabiki var! Ama Sayın Toprak'ın öyle bir lüksü yok! Sayın Toprak'ın “ispatsız” iddialarda bulunmaya hakkı yok! Sayın Toprak cevap verme ve ispat makamında!

Sayın Toprak, bu kadar iddiadan, elinde salladığı onca dosyadan sonra, iddialarını yargıya taşıyarak Sayın Turanlı'yı “mahkum” ettirmekle yükümlüdür bu saatten sonra.. Aksi halde bu durum “çamur at izi kalsın” meselesine döner ki bu siyaseten çok tehlikeli bir yoldur!

İktidar demek hizmet demektir, aklı selim demektir...

Son iki yılda Kahta Belediyesi'nin ihalelerinin kimlere verildiğini, araç ihalelerinden, parklardan bahçelerden kimlerin ne şekilde nemalandığını, nemalandırıldığını Ankara'dan tabiki çok iyi izliyoruz... Vakti zamanı geldiğinde hepsi değerlendirilecek kimsenin şüphesi olmasın!  Hiç kimse AK Parti davasının üzerinde değildir!

Ahmet bey'i bilen bilir; AK Parti'yi ve Kahta'yı sıkıntıya sokacak hiçbir harekete, kapalı kapılar ardında dönen ve partiye zarar verecek hiçbir hesaba hiçbir zaman eyvallah etmez! En doğal hakkı... Bu sessizlik fırtına öncesi sessizlik olarak değerlendirilebilir...

Buna göre, bu bildiriler AK Parti için de bir “kırılma” belki bir “bölünme” noktası olacak. En azından siyasetin merkezi Ankara'dan bizim gözlemlediklerimiz bunlar.. Önümüzdeki günler sürpriz gelişmelere gebe kalabilir Kahta'da.

Bu kırılma noktasına sebep olacak olan sayın Abdurrahman Toprak hiç şüphesiz birlikte yol yürüdüğünü iddia ettiği Başbakan Yardımcısı Sayın Numan Kurtulmuş'u da zor durumda bırakmaktadır. Zira Sayın Toprak hem ispatsız iddialarda bulunuyor hem de ilçede kendisi ve yakınları hakkında çıkan dedikodulara açıklama getirmekte zorluk çekiyor, hatta elle tutulur hiçbir açıklama, kendisi ve yakınları hakkındaki “menfaat sağladığı” şeklindeki iddialara ile tutulur bir kanıt gösterip iddiaları çürütemiyor!

Kahta'daki bu “belden” aşağı açıklamaların, AK Parti Genel Merkezi tarafından, hatta Cumhurbaşkanlığı tarafından da dikkatle izlendiği artık sır değil, hepimizin malumu...Öyleki yerel basına düşen açıklamalar, iddialar, çıktılanıp Yerel Yönetimler başkanlığına, koordinatör milletvekillerine anında ulaştırılıyor!

Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacı olan bir dönemde, yolsuzluk iddialarından ağzı yanan bir parti olarak, AK Parti Genel Merkezi,adeta küçük bir il konumunda olan Kahta'da süregelen bu belden aşağı vurmaları, ispatsız iddiaları dikkatle izliyor, hem açıklamaların diğer tarafındaki isim olan Turanlı'nın, kendi belediye başkanı hakkındaki iddiaları büyük bir titizlikle izliyor!

Hatırlayalım;

AK Parti Genel Merkezi geçtiğimiz mart ayında, Adana Ceyhan Belediye Başkanı Alemdar Öztürk, Kahramanmaraş Belediye Başkanı Durmuş Küçük ve Ankara Kazan Belediye Başkanı Bülent Taşan'ı “yolsuzluk” yaptıkları ve “yakınlarına belediye bünyesinde menfaat sağladıkları” gerekçesiyle ihraç etti!

Yani!

Kimse koltuğunu rahat görmesin..AK Parti'nin en ufak yolsuzluk, menfaat sağlama iddiasına dahi tahammülü yok! Kimse sırtını bir yerlere dayayarak, kafasındaki siyasetle AK Parti içinde siyaset yapamıyor, bulunduğu yeri dizayn edemiyor artık!

AK Parti ilkeleri doğrultusunda AK Parti’de siyaset yapılması gerektiğini, AK Parti’de siyaset yapmakla AK Parti ilkeleri arasında bir mesafe ortaya çıktığı zaman AK Parti’nin yetkili kurullarının müdahale edeceğinden artık hiç kimsenin şek ve şüphesi yok!

Sayın Toprak adeta bir “mayın” tarlasının içinden yürüyor ve mayınların patlaması an meselesi!

Umarım bundan sonra aklı selim hakim olur Kahta'mızda..

Zira bu anlamsız kavgalar Kahta'ya yine zaman kaybettiriyor! Burada en büyük sorumluluk koltukta oturan Sayın Toprak'a düşüyor... Sayın Toprak, çok geç olmadan, kalan iki yılı da geçen iki yıl gibi heba etmeden, artık neredeyse “hobi” haline getirdiği bildiri yazma hastalığından vazgeçip elindeki,varsa, bilgi ve belgeleri yargıya verip Kahta için “neler yapabiliriz”in derdine düşmeli! Yoksa siyaseten bunun bedelini çok acı bir şekilde ödemesi gerekecek..Zira her şey herkesin gözleri önünde cereyan ediyor ve “her yerden” dikkatle izleniyor!

Bu anlamsız kavganın bir an önce sona ermesi, Kahtalı vatandaşlarımızın artık oylarının hakkı olan hizmeti görmesi dileği ve temennisiyle...

 


 
 
3 Temmuz 2016 Pazar 01:59
Okunma: 8239
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

Yaşam

Kahta Emlak

Gündem

Teknoloji

Siyaset

Kültür-Sanat

Dünya

Son Dakika

Ekonomi

Spor

Yerel Haberler

Sağlık

Özel Haberler

Medya

Eğitim

Yukarı Çık