Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Süheyla Şengül

 
 
Süheyla Şengül

O alemler için bir rahmettir / Köşe Yazısı - Süheyla Şengül

Süheyla Şengül

 Bugünlerde Kutlu Doğum heyecanı yaşanıyor. Her yerde kutlamalar, sempozyumlar, paneller yapılıyor. Televizyonlar birbiri ardına programlar yayınlıyor. Mevlitler okunuyor, güller dağıtılıyor. Herkes O’nu en güzel şekilde anmanın peşinde. Peygamber Efendimizi anlamaya, onun sünnetini çağa taşımaya, O’nun izini sürmeye en muhtaç olduğumuz dönemde ‘anma’yla başlayan hafta artık ‘anlama’ya dönüşüyor.

Her ne kadar heyecan ağırlıklı, tören havası estiriliyorsa da gündemde Peygamberimizin oluşu, direk veya dolaylı olarak hep O’ndan bahsedilmesi, ilmi toplantılar yapılıp Peygamberimizin çeşitli yönleriyle incelenmesi, bugünün insanlığının meselelerine, peygamberi soluk’la çareler aranması, daha güzel faaliyetlerin yapılacağı hususunda ümit veriyor.

 

Her geçen günde, her yaşanan olayda, her açmazımızda, her çıkmazımızda Rasulüllah Efendimizin tebliğine, irşadına ihtiyacımız olduğunu bugün daha iyi anlıyoruz. Gitgide ilkesizleşen, gücün ve güçlünün zorbalıkla sözünü dinlettiği bir dünyada zulmün, ahlaksızlığın, güvensizliğin yayıldığı bir ‘cinnet toplumu’ nun oluşturulduğu karanlıklardan ancak Peygamberimizin rehberliğinde vahyin inşa ettiği insanla aydınlığa çıkabiliriz.

Peygamberimiz (SAV)’den önce her türlü değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve zulüm, gönülleri karartmış, Allah’a giden yoldan uzaklaştırmıştı. Hayır ve fazilet namına hiçbir şey kalmamıştı. Sosyal hayat bozulmuş ahlak bağları tamamen çözülmüştü. Hak, kuvvete boyun eğmiş, merhamet ve şefkat kalplerden silinmişti. Kadın esir muamelesi görmüş, bir eşya gibi alınıp satılmıştı. Kız çocukları acımasızca diridiri toprağa gömülmüştü.

Demek ki o toplum, içine düştüğü bu bunalımdan büyük ölçüde rahatsızlanmış, beklediği kurtarıcıyı bulunca ona sımsıkı sarılmış, getirdiği esasları benimsemiş ve onları hayata geçirmek için hicret etmeyi ve hiç tanımadığı bir ülkeye gitmeyi göze almışlar.

Tarihçiler, Peygamberimiz (SAV)’in doğduğu gece dünyada olağanüstü bazı olayların meydana geldiğini naklederler. O gece İran'da hükümdar Kisra’nın sarayından 14 sütun yıkılmış, Sava gölü kurumuş, bin yıldan beri yanan Mecusîlerin ateşi sönmüştü. Bu olaylar ilerde İran saltanatının yıkılacağına, Bizans İmparatorluğu'nun çökeceğine ve putperestliğin ortadan kalkacağına işaret idi ve öyle de oldu.

Evet, Peygamberimiz (SAV) sadece insanlar için değil, âlemler için bir rahmettir. Peygamberimiz (SAV) bütün insanlara hatta canlılara şefkat ve merhamet gösterir bu konuda insanlar arasında ayırım yapmazdı. Müslüman olsun, olmasın kadın erkek, büyük küçük, zengin fakir köle efendi herkese merhamet ederdi.

 Bir savaş esnasında bir kaç çocuk çarpışan iki taraf arasında kalmış ve ölmüşlerdi. Peygamberimiz bundan haberdar olduğu zaman büyük üzüntü duymuştu. Askerler Peygamberimiz (SAV)’in üzüldüğünü görünce: “Ey Allah'ın Resulü, neden bu kadar üzülüyorsunuz, bunlar nihayet müşrik çocukları değil mi?” dediler. Peygamberimiz (SAV): “Bu çocuklar müşrik çocukları da olsa bunlar insandır. Bugün sizin en hayırlı olanlarınız müşrik çocukları değil mi idi? Dikkat ediniz, kesinlikle çocuk öldürmeyiniz. Her can Allah'ın fıtratına göre yaratılmıştır.” buyurdu.

Adamın biri Peygamberimiz (SAV)’e başvurarak bir düşmanı için lanet etmesini istemişti. Peygamberimiz (SAV): “Ben lanet okumak için değil, fakat âleme rahmet olmak için gönderildim.” buyurdu.

 Herkese şefkat ve merhamet gösteren peygamberimizin inananlara özel bir şefkati vardı. Elbette öyle olmalı idi. Çünkü inananlar, O’nun (SAV) getirdiği dini benimsemiş, malları ve canları ile o dinin yayılması için büyük fedakârlıklar göstermişlerdi. Bu konuda Kur’an şöyle buyuruyor:

“And olsun, size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.”Peygamberimiz (SAV) bütün güzelliklerini anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır.O en iyi babaydı,vefalıydı takvalıydı,mütevaziydi, doğruydu ,adaletliydi, masumdu,dayanıklıydı,zekiydi,asaletliydi,hatipti,emniyetliydi,teslimiyetliydi, şefkatliydi,cömertti. O bir beşerdi, lakin en hayırlısıydı. O ilkti ve sondu….

1985 yılından beri Diyanet işleri başkanlığı tarafından kutlu doğum haftası kutlanmaktadır. 2015 yılının teması ise Hz.peygamber, birlikte Yaşama  Ahlakı ve hukuku, teması nın işlenmesini çok anlamlı bulmaktayım. Bu samimiyet içerisinde Kutlu Doğum haftasını kutlar ve İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederim. Selam ve dua ile…

 

 


 
 
20 Nisan 2015 Pazartesi 13:04
Okunma: 3608
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

Yaşam

Kahta Emlak

Gündem

Teknoloji

Siyaset

Kültür-Sanat

Dünya

Son Dakika

Ekonomi

Spor

Yerel Haberler

Sağlık

Özel Haberler

Medya

Eğitim

Yukarı Çık