Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Mehmet Cömert

 
 
Mehmet Cömert

Putin neden çekilme kararı aldı? / Köşe Yazısı - Mehmet Cömert

Mehmet Cömert

 Rusya'nın Suriye'deki güçlerini beklenmedik bir anda çekme kararı her kesi şaşırttı.Yaklaşık beş buçuk aydan beri Suriye'yi bombalayan Rus uçaklarının büyük bir bölümü Moskova'daki üslerine geri döndüler.

Rusya, Suriye kırizinin başladığı günden beri Baas rejimine siyasi ve askeri desteğini sürdürüyordu. Son olarak fiilen müdahalede bulunarak sahadaki aktörlüğünü ve Suriye'den vazgeçmeyeceğini de   tescillemiş oldu.

Beş yıldan beri tarifi zor acılar yaşayan Suriye halkı, Rusya'nın bu son müdahalesiyle daha da büyük acılara ve  zulme maruz kaldı. Yağdırılan tonlarca bomba, aralarında yüzlerce çocuk ve kadının da bulunduğu binlerce kişinin hayatına mal oldu. Saldırıya uğrayan onlarca hastane ve okul, yerle bir  edilen nice meskun mahaller ve Türkiye sınırına dayanan yüzbini aşkın göçmen dalgası.

Bunlar, Rus saldırılarının  ardından  ilk akla gelenler...

Rusya'nın arkada bıraktığı bu kanlı tablo, kısmi çekilme ile gizlenebilir, yahut  unutturulabilir  mi?

Evet  Rusya, Afganistan ve Çeçenistan' da işlediğ katliamlarına bir yenisini ekledi. Ümmetin topraklarına girip çıkmak, talan edip yakıp yıkmanın hesabını soran yok nasılsa. Bir yandan ABD, diğer  yandan Rusya  bölgeyi insansızlaştırmanın, İsrail için güvenli kılmanın  hesabını tamamlamaya çalışırken, İslam aleminin şu pasifliği ve dağınıklığı insanı tarifi imkansız bir hüzne boğuyor.

Peki, Rusya neden Suriye'ye girdi ve şimdi neyi çözmüş olarak çekildi acaba? 

Bilindiği üzere Suriye'ye burnunu sokmak isteyen her devletin tek  gerekçesi  'Daiş' oldu. Rusya da, aynı gerekçeyle Suriye'ye  girdi.

Peki, 'Daiş' veya 'Işid' denilen  yapı bitti mi?

Hayır bitmedi.

Bütün dünyanın savaş ilan ettiği bu yapı her nedense bitmiyor; gittikçe de güçleniyor. Gelin de bu işin  içinden nasıl çıkılacağını bilin  bakalım !?

Suriye ve Irak sahasında olup biteni kısaca  : 'Daiş bahane, talan şahane' şeklinde ifade etmek gerekir. Rusya, hem silahlarını satıyor, hem  de ürettiği yeni silah teknolojisini test ediyor. Şayet Suriye'ye müdahaleden  maksat bu idiyse,  çekilmeleri gayet tabii bir şey.

Bir başka rivayet o ki;  eli kanlı Putin ile meslekdaşı Esed, önemli bazı konularda anlaşamadılar. Putin, Esed rejimi üzerindeki baskıyı arttırmak için bu kararı aldı deniliyor. ABD ile Rusya'nın üzerinde murabakata vardıkları ve 18 ayda gerçekleştirilmesi öngürülen  geçiş sürecinde Esed'in olup olmayacağı henüz netleşmeyen bir konu olarak duruyordu. Ancak bu son dönemde ABD ve Rusya'nın  Esed'siz bir geçiş formülü üzerinde mutabakat sağladıkları, ancak Rusya tarafının bunu açıktan dillendirmediği sıkça ifade edildi. İşte bu son çekilme kararının,   Esed yönetiminin bu konuda Rusya'yı dinlememesi sebebiyle alındığı belirtiliyor.

 Muhalifler, Cenevre görüşmelerinde  Esed'in gitmesi gerektiğinde  ısrar ederken, Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim de, Esed'in kırmızı çizgileri olduğunu belirtti.

ABD ile beraber Rusya'nın da artık Esed'in kalmasını istemediği anlaşılıyor. Yani Baas rejimi kalacak, ama gidecek olan sadece Esed olacak.

Peki, Esed'in gitmesi planına  sahadaki en etkin aktör durumundaki  İran ve Hizbullah ne diyecek?

Bu konu ile ilgili kesin ve  net bir açıklama yapılmış değil; ancak İran'ın Esed'in geçiş sürecinin dışında bırakılmasına onay vermeyeceği tahmin ediliyor. Çünkü Esed'in gitmesi, Suriye'deki İran etkisinin de bitmesi anlamına gelebilir.

 

 

Esed'in, koltuğu bırakma meselesinde Rusya tarafından yapılacak baskılara boyun eğmeyeceği söyleniyor.Tam beş yıl kanlı bir çekişmeyi sürdürmüş  bir diktatörün bu saatten sonra çekileceğini  tahmin etmek de doğrusu biraz zor. Esed'in de, Saddam ve Kaddafi gibi hayatının sonuna kadar direneceği ihtimalinin yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Diğer yandan, ABD ve Rusya'dan sonra Siyonist İsrail de Suriye'de bir federasyondan açıktan söz etmeye başladı. Savunma Bakanı Moşe Yaalon, yaptığı açıklamada ' Suriye'yi tek bir ülke halinde korumak artık mümkün değil. Ülkede tekrar bir birliğin sağlanması sadece bir arzudur.' dedi. Yarın öbür gün, AB ülkelerinin de bu minvalde açıklamalar yapmaları durumunda Suriye'nin parçalanma senaryosu artık resmen de başlamış olacak. Görünen o ki,  kurtlar Suriye'yi bölüp yemek istiyorlar.

Evet,  Suriye'nin tekrar bir bütün olarak kalması çok zor görünüyor; ancak parçalanma senaryolarının gerçekleşmesi beraberinde daha  çok zorluklar getirecek, bugünkü duruma rahmet okutan çok daha vahim gelişmelerin yaşanması kaçınılmaz olacaktır.

Yani bu ameliyat çok riskli. Çünkü ne demografik, ne de coğrafik yapı parçalanmayı kolay kaldırabilecek durumda değil. Diğer önemli bir husus; bölgesel aktörler   buna pek kolay onay vermeyecektir.

İsrail hariç tutlursa, diğer hiç bir bölge ülkesi Suriye'nin bölünmesini istemez.

Bölünmeyi en çok da İran ve Türkiye istemez. Kürtlerin özerk veya bağımsız bir yapıya kavuşmalarını bu iki ülke asla istemez. Bu konu etrafındaki  endişelerin son dönemde  her  iki ülkeyi  yakınlaşmaya doğru sevk ettiğini de görüyoruz. 

Diğer yandan, ABD ve Rusya'nın kendi aralarında gizliden anlaştıkları ve Suriye konusunda İran ve Türkiye'yi devre dışı bırakma senaryoları kurdukları şüphesi de, İran ve Türkiye yakınlaşmasının başka bir sebebi.

Önümüzdeki günler çok değişik gelişmelere gebe. Bu arada İsrail'in şimdiye kadar sinsiden yürüttüğü Suriye senaryolarını  artık açıktan ifade edeceğini de göreceğiz.

 

 


 
 
17 Mart 2016 Perşembe 21:30
Okunma: 3383
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

Yaşam

Kahta Emlak

Gündem

Teknoloji

Siyaset

Kültür-Sanat

Dünya

Son Dakika

Ekonomi

Spor

Yerel Haberler

Sağlık

Özel Haberler

Medya

Eğitim

Yukarı Çık