Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Mehmet Cömert

 
 
Mehmet Cömert

Türkiye ne yapmak istiyor? / Köşe Yazısı - Mehmet Cömert

Mehmet Cömert

Suriye,  kelimenin tam anlamıyla bölgesel ve küresel hesaplaşmanın arenası olmuş durumda. Bir yanda Rusya ,İran ve Hizbullah, diğer yanda ABD, Türkiye-Katar-Suudi ittifakı. Fransa, İngiltere ve Almanya'nın da müdahil olduğu  bu kavganın nerede ve nasıl  biteceğini bilen yok. Bölgedeki çıkarlarını koruma, nüfuzunu pekiştirme dışında bir amacı olmayan bu devletlerin,  ülkeyi yakıp harabeye çeviren  iç savaş yangınına benzin taşıdıklarında şüphe  yok.

Suriye'de kimin  kiminle savaştığını, kimin kimden yana olduğunu  kestirmek hayli  zorlaştı. Her gün kurulan ve bozulan yeni  ittifaklar, ihtilaflar ve ecepheleşmelerin hızına yetişilemiyor.  Aynı ittifakta oldukları bilinenler bile  yakından bakılınca her  birinin değişik amaç ve hedeflerinin olduğunu görüyorsunuz. Birbirlerine ebedi düşman gibi görülen kimi devletlerin bazen aynı safta durduklarını  görünce ne diyeceğinizi bilemiyorsunuz.

Diğer yandan  darma dağınık bir muhalefet. Her biri farklı bir devletin denetiminde olan onlarca cemaat.Dün aynı çatı altında Baas rejimine karşı mücadele ederken, bugün birbirleriyle uğraşan irili ufaklı guruplar.

Savaş uçaklarıyla bölgeye bir yıldan beri binlerce ton bomba bırakan koalisyon güçleri gibi, bölgeye bomba ve füze yağdıran Rusya da, IŞİD ile mücadele için Suriye'ye girdiğini  iddia ediyor. Üç-beş yıllık geçmişe sahip bir IŞİD'le bütün bir dünya savaşıyor ama bir türlü  baş edemiyorlar! Sanki uzaylılar yere inmiş  savaşıyorlar ve kimse onları yenemiyor!

 

Evet, malesef bu konuda cevabı bulunamayan sorular her geçen gün gittikçe artıyor. Altmış ülkenin oluşturduğu koalisyonun hava gücü neden IŞİD'i durduramıyor? Gerçek amaç IŞİD mi, yoksa başka şeyler midir acaba?  IŞİD sadece sahadaki  bu devletlerin gerçek niyet ve hedeflerini  saklamaya yarayışlı bir estrüman olmasın mı? Bölgeyi yeniden dizayn etmeyi düşünenler, bilerek mi IŞİD'in gücünü bu kadar büyütüyorlar? Sahi körfez savaşı öncesindeki Saddam'ın şişirilmesi gibi bir şey olmasın  bu? İsrail'i bölgenin tek güçlü yapısı olarak bırakmanın bir planı mıdır olup biten şeyler? Önce Irak, sonra Suriye ve sırada bölgenin diğer ayakta durabilme kapasitesine sahip  devletlerini  savaştırarak bitirmenin ve parçalamanın planı mı işliyor? Kafalarda   cevap bekleyen bunlar gibi daha  bir çok soru var.

 

Rusya'nın asıl maksadının ne olduğu biliniyor. IŞİD ile savaş söylemi, sadece işi kılıfına uydurmak, uluslar arası camia nezdinde  meşruiyet onayı almaktan  başka bir şey değil. Rusya'nın derdi, Akdeniz bölgesinde varlık göstermek ve tabi bunun garantisi olarak gördüğü Baas rejimini ayakta tutmaktır. Bu amaçla Rusya, Baas rejimine karşı savaşan ve ılımlı diye adlandırılan  gurupları bombalıyor. Havadan Rus bombardımanının boşalttığı yerler Baas askerlerinin denetimine giriyor ve sahada dengeler Esad'ın lehine gelişiyor.

Rus bombardımanının rejimi hayli rahatlattığını söyleyebiliriz. Artık  Esad'sız bir Suriye hayali giderek zayıflıyor. Esad değiştirilse bile temsil ettiği rejimin korunacağında şüphe yoktur. Zaten ABD ve bazı avrupalı devletler de Esad'ın kalmasından yana olduklarını artık gizlemiyorlar. ABD öteden beri 'Esad gidince onun yerini kim dolduracak' hesabıyla  muhalif savaşçıların ve onu destekleyen bölgedeki müttefiklerinin taleplerine olumlu cevap vermedi.

 

Rusya'nın direk müdahalesi hem Suriye içinde, hem de bütün bir bölgede mevcut dengeleri sarstı ve bölgesel bir savaş riskini de arttırdı.Türkiye ile yaşanan uçak krizi ise mevcut tansiyonu daha da yükseltti. Henüz Türk-Rus krizinin nasıl sonuçlanacağı belli değilken, Türkiye ile Irak ve İran arasında da gerginlik başladı.Türkiye'nin Musul'a askeri güç kaydırması Irak merkezi hükümeti ile İran'ı kızdırdı.Doğrusu böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin kendisini uluslararası camia nezdinde zor duruma düşürecek adımlardan uzak tutması gerekirdi bence. Hele hele ABD'nin vaatlerine kanarak maceralar peşinde koşmanın nasıl sonuçlanacağı iyi hesap edilmelidir. ABD ve Batı dünyasının Saddam Hüseyin'in başına neler getirdiği unutulmamalıdır.

 

Bu açıdan düşürülen Rus uçağı ile Musul'a asker gönderme olayının birer tuzak olma ihtimalleri yüksek görünüyor. Önümüzdeki haftalar Musul merkezli kara harekatının başlayacağı ve Türkiye'nin IŞİD' e karşı başlatılacak kara operasyonunda başı çekeceği anlaşılıyor. ABD, IŞİD'e bedel Türkiye'nin denetimine bırakacağı bir sünni devletin hazırlıklarını yapıyor.Bütün bir bölgeyi kör bir mezhep savaşına sürükleyecek sinsi bir plan bu. ABD, dün de şeytandı, bugünde...ABD'nin vaatlerine kanıp da pişman olmamış tek bir devlet yoktur.Türkiye'nin bunun istisnası olacağına kim inanır? Hele Türk devletinin yeniden Siyonist İsrail'e mahkum  edilmesi senaryolarına azami dikkat edilmesi gerekir.

Türkiye'nin gücü elbette küçümsenemez.Ancak sahip olunan gücü yanlış kullanmak ve güç sarhoşluğuna düşmek felaket getirir.Türkiye, mevcut güç ve istikrarını kendi iç meselelerini çözmek için kullanmalıdır.Yeni sivil bir anayasa yapımı  ile Kürt sorununun çözümü ertelenmemelidir. Evinin içini düzeltmiş bir Türkiye elbette daha çok sözü dinlenir ve saygı duyulur bir ülke olacktır. Irak veya Suriye bataklığına dalacak bir Türkiye, içeride bu çok önem arz eden  işleri yapamayacaktır. 'Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma' riski çok yüksek görünüyor.

Türkiye çevresiyle elbette ilgilensin, aktif dış politika uygulasın, buna kimsenin bir  diyeceği olamaz. Zaten Türkiye gibi tarihi bir mirasa sahip bir ülkeden istenen de budur .Ancak son yıllarda yakalanan ekonomik ve siyasi istikrar iç meselelerin halli için kullanılsın ki,  ülke daha da güçlensin. Mevcut güç ve istikrar,  akibeti meçhul bir macera uğruna heba edilmesin demek istediğimiz.

 


 
 
18 Aralık 2015 Cuma 11:22
Okunma: 4352
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

Yaşam

Kahta Emlak

Gündem

Teknoloji

Siyaset

Kültür-Sanat

Dünya

Son Dakika

Ekonomi

Spor

Yerel Haberler

Sağlık

Özel Haberler

Medya

Eğitim

Yukarı Çık