Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Mehmet Cömert

 
 
Mehmet Cömert

Uğursuz anlaşma 100. yılında / Köşe Yazısı - Mehmet Cömert

Mehmet Cömert

 Tam yüz yıldan beri coğrafyamızı acıya, kana, boğan anlaşmanın adıdır Sykes-Picot.  Hasta adam denilen Osmanlı'nın  ölüm fermanıdır bu anlaşma. Aslında Osmanlı ölmemiş, ama  içerdeki  işbirlikçilerin de  desteğiyle bir suikast sonucu ortadan kaldırılmıştır. Üç kıta üzerinde bıraktığı  mirası ise kendi evlatlarına bırakılmamış;  mirasa el koyan devrin haydut ve hırsızları bu zengin mirası kendi aralarında taksim etmişlerdir. Bu taksime şahit olan kimi çocukları, mirastan bir pay isteme cesaretini bile gösterememiş, daha kötüsü 'reddi miras'da bulunmuşlardır. Miras vadiyle   suikastçilerle işbirliği yapan Şerif Hüseyin gibileri ise aldatıldıklarını savaş sona erdikten sonra  anlayabilmişler ancak. 

 

İngilizler ile Fransızlar arasındaki  bu anlaşma 1916 Mayıs'ında Çarlık Rusya'sının başkenti St.Petersburg ' ta yapılır. Rusya, yapılan gizli antlaşmanın ortağı olmasa da, onayı alınan  taraftır ve ölünün terikesinden ona da makul bir miktar verilir. Doğu Anadolu Bölgesi ile  Boğazların denetimi Çarlık Rusya'sına bırakılır.

Osmanlı'nın ölüm fermanı demek olan bu  gizli anlaşma 1917' de Rusya'da yapılan devrimden sonra yapılan  arşiv aramaları esnasında  ortaya çıkar. Komünist lider Lenin, 'sömürgeci hırsızların antlaşması' dediği bu belgeyi dünya'ya ilan  eder.Ve o günden beri anlaşma 'Sykes- Picot Anlaşması' diye anılır.

 

Birinci Cihan Harbi'nin  sürdüğü dönemde yapılan anlaşma gizli kalmıştır. Çünkü, henüz savaş sona ermeden böyle bir anlaşmanın   açıklanması sakıncalı görülmüştür. 1920'de Sanremo Konferansı'nda   anlaşmanın  gereği yerine getirilir ve bölgemizin bölünmesi olayı hayata geçirilir. İngilizler,  Şerif Hüseyin' e verdikleri 'Arap İmparatorluğu' sözünü unuturlar. Suriye ve Lübnan Fıransa'ya, Irak ve Filistin de İngiltere'ye bırakılır.

 

Sömürgeci işgalciler, masa üzerinde cetvelle çizdikleri bölgeyi ufak devletlere taksim ederler.Yüzyıllarca beraber yaşamış müslümanlar, çizilen yapay sınırlarla birbirinden koparılır. Bir daha bir araya gelemeyecekleri  şekilde bir paylaşım yapılır. Yapay  sınırlarla belirlenen   bu devletcikler arasında   ihtilaf alanlarının konması da unutulmaz. Plan çok   sinsi ve uzun vadelidir.

 

 Coğrafi  bölünmeyi  kültür emperyalizmi  izler. Müslüman toplumların gerçek anlamda parçalanması için coğrafi bölünmüşlük yeterli olmayacaktı. Müslümanların kendi özlerinden,inançlarından,tarih ve kültürlerinden  koparılması, batı tarzı bir sosyo- kültürel yapının yerleştirilmesi politikaları devreye kondu.Ümmet bilinci  yerine ırk, ülke ve kabile bağı öne çıkarıldı.Oluşturulan devletleri idare edecek kadroların kendilerine bağlı uşak ruhlu insanlar olmalarına özel önem verildi. Bunu kabul etmeyenler tasfiye edildi. İslam'ın hayattan soyutlanması demek olan Laiklik radilkal bir şekilde uygulandı. Özellikle Türkiye'de devreye konan bu projenin nelere mal olduğu her kesin malumudur.

Bu meşum anlaşma sonucu ortaya çıkan somut sonuçların ilki ve  en önemlisi, Filistin toprakları üzerinde Siyonist bir devletin kurulması oldu. İngilizlerin Filistin'deki manda yönetimi, Siyonist devletin oluşmasının kuluçka dönemidir. Kurdurulan bu devletin   katliamlarını sürdürmesi için gereken her destek yine  Batı tarafından sağlandı.

Filistin'e her taraftan göçler başlatıldı. Siyonist çetelerin yağma ve katliamlar yapmalarına göz yumuldu. 14 Mayıs 1948'de Filistin'in küçük bir parçası üzerinde İsrail diye bir devlet kuruldu ve hemen tanındı. Filstin halkının 'Nekbe' (Büyük felaket,kara gün) adını verdiği bu olay altmış sekiz yıldan beri sürüyor.  1967'de  başlayan ve sadece altı gün süren Arap-İsrail savaşında,  İsrail işgal ettiği toprakları dört kat  arttırdıGolan tepeleriGazze şeridi, Sina yarımadası ve en önemlisi kutsal şehir Kudüs işgal edildi.

 

Bu anlaşmanın sebep olduğu acılar artarak devam etti. Filistin  Nekbesi'nden daha korkunç olan olaylar  yaşandi, yaşanmaya devam  ediyor.  Batı, petrolu kontrol altında tutmak için işgale devam etti. Irak işgal edildi ve vahşice yağmalandı. Baştan başa petrol yatağı olan bu ülke, şimdi IMF'den borç talep eder duruma gelmiş.Suriye'nin hâli ise ortada..

Batı emperyalizmi, aradan geçen yüzyıldan sonra bir kez daha bölgeyi parçalayarak kontrol edilebilir şekle sokmayı planlıyor. 2003'te başlayan Irak işgaliyle  bu plan fiilen yürürlüğe kondu. Suriye'den sonra bölgenin diğer ülkeleri de peyder pey bu planın uygulama alanına konacak. Yemen,Libya,SuudiArabistan'dan sonra, sıranın İran ve Türkiye'ye geleceği konuşuluyor. ABD yetkililerinin,  'DEAŞ ile savaş otuz yıl sürecek' demelerinin anlamı budur.Yani bölgenin, kendilerince tasarlanmış yeni şekli otuz yılda tamamlanacak demektir bu.

Evet dün Fransa ve Biritanya, bugün ABD ve Rusya. Bölgemiz ikinci bir  Sykes-Picot anlaşması ile parçalanmaya götürülürken, bölge yönetimlerine de   mezhepçilik oyunu oynatılıyor. Bazılarına da kimi vaatlerde bulunuluyor.

Filistin sorunundan Kürt sorununa kadar bölgemizin yaşadığı temel proplemlerin asıl sebebi olan bu anlaşmanın ikincisi  hayata geçirildiğinde bölgemiz rahat mı edecek? Elbette ki değil. Bölgenin mezhep ve etnik kimlikler üzerinden şekillendirilmesi asıl büyük facia olacaktır.

Emperyalizmin bu yeni oyununa seyirci kalan veya destek veren yeni Şerif Hüseyin'ler de elbette pişman olacaklardır. Başkalarının belirlediği sınırlar içinde yaşamak özgürlük değil, zillet ve esaretin ta kendisidir. Müslüman halklar bu zilleti yaşamamak  için tarihten ders alarak aralarındaki sorunları kardeşlik hukuku çerçevesinde çözmeli ve emperyalistlerin bölgemizden ellerini çekmeleri için güçlü bir direnç ve direniş göstermelidirler.

 

Yazımı merhum Abdurrahim Karakoç'un  sanki Sykes-Picot zihniyetine  karşı yazılmış olan dizeleriyle bitirmek istiyorum: 

Ellerin yurdunda çiçek açarken.

Bizim ile kar yağıyor gardaşım

Bu hududu kimler çizmiş gönlüme

Dar geliyor,dar geliyor gardaşım. 


 
 
22 Mayıs 2016 Pazar 20:59
Okunma: 19980
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

    Yaşam

    Gündem

    Teknoloji

    Siyaset

    Kültür-Sanat

    Dünya

    Son Dakika

    Ekonomi

    Yerel Haberler

    Spor

    Sağlık

    Özel Haberler

    Medya

    Eğitim

    Yukarı Çık