Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Ahmet İnan

 
 
Ahmet  İnan

Şeyh Bâkir El-Kahtâvî / Köşe Yazısı - Ahmet İnan

Ahmet İnan

           İslam Tarihi açısından Miladi XV. asır dikkat çekici bir özelliğe sahiptir. Bu asırda meydana gelen Moğol istilası neticesinde çeşitli İslam ülkelerinden pek çok İslam alimi Mısır'a göç etmiş, Abbasi hilafeti Mısır'da ihya edilmiş, bunların neticesi olarak da ilmî bir uyanış başlamış, Mısır'da mimari ve ilimde büyük gelişmeler meydana gelmiş ve dînî ilimlerde büyük eserler verilmişti. İbn Haldun (1406), Kalkaşandî (1418), Markîzî (1442), İbn Hacer el-Askalânî (1449) gibi alimler bu dönemde yetişmiştir(1). es-Sehâvî'nin ed-Davu’l-Lami' li ehli’l-Karni’t-Tasi' adlı ansiklopedik eseri, miladi XV. asırda yetişen bilginleri içermektedir. Bu dönemin âlimlerden biri de bu gün Adıyaman ilinin sınırları içindeki Kahta ilçesinde yaklaşık H. 770 (M. 1368-9) yılında doğmuş olup, Memluklular döneminin Bahrî hanedanlığından sonraki ikinci evresini oluşturan Burcî hanedanlığı döneminde (1382-1517) (2) miladi 1443 yılında Kahire'de vefat eden (3) Şeyh Bakîr el-Kahtâvî'dir.

     Lisans, yüksek lisans, doktora ve post-doktora düzeyinde araştırma yapan Tarih ve İslamîyât araştırmacılarının, el-Kahtâvî'yi derinlemesine inceleyerek gün yüzüne çıkaracaklarına vesile olabileceğini umarak, el-Kahtâvî hakkında elde ettiğim kısmî bilgileri burada sizlerle paylaşacağım:

     Ebubekr İbn İshâk İbn Hâlid Zeynuddin el-Kahtâvî (4), yaklaşık H. 770 yılında(5) Kahta'da dünyaya gelmiştir.(6) es-Sahâvî, onun küçük yaşlarda; henüz bıyığı terlememiş olduğu halde (emred) iken Kahta'da başka akranları ile birlikte Bedruddin el-Aynî'den ders aldığını, Aynî'nin kendi ifadelerine dayandırarak anlatmaktadır.(7) el-Kahtâvî, ünlü tarihçi ve hadis bilgini Bedruddin el-Aynî'nin öğrencisi olup, ömrünün bir çok kesitinde onunla yakın ilişkileri olmuştur. el-Kahtâvî ile el-Aynî aynı muhitten olup, birbirlerinin hemşehrisi sayılırlar. el-Aynî, Gaziantep'te doğmuş ve bir süre halen Adıyaman'ın kazaları olan Besnî(8) ve Kahta'da ikamet etmiştir. Bedruddin el-Aynî'nin biyoğrafisini yazan Talat Sakallı, el-Aynî'nin, Kahta'daki ikameti ve buradaki müderrisliği hakkında bilgi vermeyi ihmal etmiştir. 
Ancak es-Sehâvî'nin bizatihi el-Aynî'den aktardığına göre, el-Aynî, H. 785 yılında Kahta'da müderrislik yapmıştır.(9) el-Kahtâvî'nin bu esnada yaklaşık on beş yaşlarında olduğu, el-Aynî'nin ise yirmi üç yaşlarında olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca el-Kahtâvî ile birlikte okuyan başka akranlarının da varolduğu, es-Sehavî'de yer almaktadır. 

     el-Kahtâvî'nin Kahta'daki öğrencilik yıllarındaki akranlarının kimler olduğu ve sayıları hakkında şimdilik bir bilgiye sahip değiliz. el-Kahtâvî hakkında araştırmalar derinleştikçe bu hususlar daha da netliğe kavuşabilir. el-Kahtâvî'nin çocukluk yıllarında Kahta'da (Eski Kahta) canlı bir İslamî eğitim sisteminin varolduğu kuşkusuzdur. Bu dönemde Kahta'nın merkezi, bu gün Kocahisar köyü olarak bilinen ve büyük bir kaleye sahip olan Eski Kahta idi.

 

     el-Aynî ile el-Kahtâvî ilişkisi sadece Kahta'daki (Eski Kahta) öğretmen-öğrenci ilişkisi ile sınırlı kalmadı; bir süre Antep'te de öğretmen-öğrenci ilişkisi devam etti.(10) el-Aynî, Kahta'da (Eski Kahta) H. 785 yılında müderrislik yaptıktan birkaç yıl sonra (788) Kahire'ye giderek el-Alâ es-Sayramî'nin Berkukiyye tekkesine yerleşti ve burada Tefsir ve Hadis dersleri okuttu.(11) İki yıl sonra (H. 790) el-Kahtâvî de Kahire'ye geldi. O da Berkukiyye tekkesine gelerek el-Alâ'nın derslerini takip etti burada Telvih'i kendi hattı ile yazarak tashih etti.(12)

      Kahire'de bir süre mali sıkıntılar içinde kaldığı anlaşılan el-Kehtâvî, kitaplarını satmak zorunda kaldı. Fakirlik sebebiyle zaman zaman Anadolu'ya gidiyor, Osmanoğulları beldelerinde dolaşıyor ve onların alimlerinin derslerine katılıyordu. Bir süre sonra Halep'e gitti ve orada talebeler arasında kaldı.(13)

    

      Memluklu Sultanı Müeyyed, Karamanoğlu Beyliğini kendisine bağladığı dönemlerde el-Kahtâvî, Emir Tatar'ın da desteği ile Karaman'a kadı olarak tayin edildi. Ancak Karaman'da ikamet eden ve Hanefilerin önde gelen alimlerinden olan Bedr b. Selâme, el-Kahtâvî'nin verdiği hükümleri inkar ediyordu.(14) Bir süre Halepte de kadı'lık görevini yürüttüğü anlaşılan el-Kahtâvî, H. 836 yılında Sultan Barsbay tarafından Şeyhuniyye medresesine atandı. Vefatına kadar burada görev yaptı.(15)


      el-Kehtâvî, siyaseten hayli çalkantılı bir dönemde yaşadı. Bu dönemde alimlerin dahi birbirini yıpratmaya çabalamış olduğu görülmektedir.(16) es-Sehâvî'de, el-Kahtâvî hakkında nakledilen olumsuz ifadelerin kaynağında, bu dönemdeki yıpratma politikalarının payını unutmamak gerekir. Nitekim es-Sehâvî, el-Kahtâvî hakkındaki eleştirileri şöyle değerlendirmektedir:

 

       "Bu eleştiri(ler)de bir zorlamanın varolduğu açıktır. Oysa ki el-Kahtâvî'den ders alan bazı   öğrencileri onun hakkında şöyle dediler: Memleketinden, imam/öncü, alim, fazıl, fakih, hüsn-ü hat sahibi, akli ilimlere vakıf, güzel kıraatli biri olarak geldi. Memluklular devletinde şöhret elde etti ve söz sahibi oldu. Dindar ve rivayet bilgilerine sahip idi. İnsanlarla fazla içli-dışlı olmayan, sakin, nezaket sahibi, öğrenciye karşı yardımsever ve hakperest biri idi. Allah ona ve bize rahmet etsin"(17)

        

        es-Sehâvî, böylece onun hakkında ileri sürülen eleştirileri izale etmeye çalışır. 

       Ziriklî, el-Kahtâvî'nin "sofî" olduğunu belirtmiştir.(18) Nitekim onun el-Alâ es-Sayrâmî'den ders aldığını yukarıda ifade etmiştik. es-Sayrâmî'nin tekkesinde ilim ile tasavvufun iç içe olduğu anlaşılmaktadır.(19) el-Kahtâvâ'nin tasavvufi alt yapısını, tıpkı hocası el-Aynî gibi, es-Sayrâmî'den almış olduğunu düşünüyoruz. Nahivciler ise el-Kahtâvî'yi "nahvî" olarak anmaktadırlar.(20) "Şerhu Şuzur'iz-Zeheb" adlı eseri, İbn Hişam'a şerh olarak yazılmış (21) Arap dili ile ilgili bir kitaptır. el-Kahtâvî'nin şemaili hakkında da bazı bilgilere yer verilmiştir. Buna göre el-Kahtâvî, endamı yerinde, ak saçlı ve heybetli bir görünüme sahipti. Dilinde hafif bir pelteklik olduğu ifade edilmektedir.(22)

     

       el-Kahtâvî'yi H. 836 yılında Şeyhuniyye medresesinin başına getiren Sultan Barsbay, 842 yılında vefat ettiğinde, el-Kahtâvî buradaki görevine devam etmekteydi. Barsbay öldükten sonra oğlu Melik Aziz Yusuf hükümdar olmuş, Atabey Çakmak devleti asıl idare eden kişi olmuştu. el-Kahtâvî bu yeni dönemde de Şeyhuniyye medresesindeki görevini sürdürmüştür. 

 

      el-Kahtâvî, 13 Cemaziyel'ula H. 847(23) tarihinde gece vefat etti.Cenaze namazına Sultan ve diğer devlet adamları iştirak etti. Şeyho Camiinde Razi ve Zade'nin de kabirlerinin bulunduğu mahalle defnedildi.(24)
    

      el-Kahtâvî'nin gerek Karaman kadılığı görevi esnasında, gerek Halep kadılığı görevi esnasında vermiş olduğu yargı kararlarının izine rastlanabileceği kanaatindeyiz. Ayrıca şimdiye kadar kayıtlardan anlaşıldığı kadarıyla bildiğimiz bir eseri dışında, başka eserlerinin var olup-olmadığı ve varsa bunların yazmalarının nerede bulunabileceği, onun hakkındaki araştırmaların derinleştirilmesi ile ortaya çıkacaktır.

      

      

 

                                                                                    

Not: Bizim burada kısa biyoğrafisini yazdığımız el-Aynî'nin  öğrencisi olan Şeyh Bâkir el-Kahtâvî'nin dışında,  kaynaklarımız bir de el-Aynî'nin hocası olan Alauddin el-Kahtâvî adlı bir başka Kahta'lı İslam alimin de söz etmektedir. "Kahtâvî", bir nisbe olduğuna göre, XV. yüzyılda Eski Kahta'daki Medresede  Kahtâvî nisbeli bir başka aliminin de olmuş olması, makuldür. Günümüzde Uluslararası nitelikteki bir üniversiteye tekabül ettiği anlaşılan  XV. yüzyıl Eski Kahta İslam Üniversitesinde, sadece bir Kahtâvî değil; iki Kahtâvî'nin var olduğu, anlaşılmaktadır. gerek el-Aynî'nin Hocası olan Alauddin el-Kahtâvî hakkında gerek yine el-Aynî'nin hocalarından Besni'li Veliyüddin el-Behesnî hakkında da ilerde kısa da olsa birer biyografi yazmayı, düşünüyoruz. (A.İ)     

 

 

 

 

 

 

(*) Bu kısa biyoğrafi yazısı, daha önce başka internet sitesinde yayınlanmıştı. Ancak şimdi de Kahta Haber için kısmi değişiklik ve güncelleme yapılarak  yeniden yazılmıştır.   

 

1.Talat Sakallı, Bedruddin Aynî, Ankara-1995, ss.15-16.

2.Talat Sakallı, a.g.e., ss. 2-3.

3.Şemsuddin Muhammed b. Abdirrahman es-Sahâvî, ed-Dev'u'l-Lami' Li ehl'il-Karn'it-Tasi', Beyrut, 1992, XI, s. 27. 
4.Hayruddin ez-Ziriklî, el-A'lam, Lübnan, 1995, II, s.62; es-Sehâvî, el-Kehtâvî'nin künyesini, "Ebubekr b. İshak b. Hâlid ez-Zeyn el-Kehtâvî" şeklinde vermektedir. Bkz: Sehâvî, ed-Dav'., XI, s. 26. 
5.Hicri 770 yılı Miladi 1368 ve 1369 yıllarına tekabül etmektedir.

6.es-Sahâvî, ed-Dev'u., XI, s. 26.

7.es-Sahâvî, ed-Dev', XI, s. 26.

8.Talat Sakallı, Bedruddin Aynî, s.21.

9.es-Sahâvî, ed-Dev'., XI, s.26.

10.es-Sahâvî, a.g.e., aynı yer.

11.Talat Sakallı, Bedruddin Aynî, s.22.

12.es-Sahâvî, ed-Dev'., XI, s. 26.

13.es-Sahâvî, a.g.e., aynı yer.

14.es-Sahâvî, a.g.e.,XI, ss. 26-27.

15.es-Sahâvî, a.g.e., XI, s. 27; ez-Ziriklî, el-A'lam, II, s. 62; İmîl Bedi' Ya'kûb, el-Mu'cemu'l-Mufassal fî'l-Luğavîyyîn el-Arab, Lübnan, 1997, s. 126.

16.Talat Sakallı, Bedruddin Aynî, ss.12-13

17.es-Sahâvî, ed-Dev'., XI, s.27.

18.Ziriklî, el-A'lam., II, s.62.

19.Talat Sakallı, Bedruddin Aynî, ss. 22-23.

20.İmîl Bedi' Ya'kûb, el-Mu'cemu., s. 126.

21.Ziriklî, el-A'lam., II, s.62; İmîl Bedi' Ya'kûb, a.g.e., s. 126.

22.es-Sahâvî, ed-Dav'., XI, s. 26.

23.Bu tarih Miladi tarihe çevrildiğinde 8 Eylül 1443 tarihi ortaya çıkmaktadır.

24.es-Sahâvî, ed-Dav'., XI, s.26.

 

 

 


 
 
3 Nisan 2017 Pazartesi 09:05
Okunma: 18401
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

    Yaşam

    Gündem

    Teknoloji

    Siyaset

    Kültür-Sanat

    Dünya

    Son Dakika

    Ekonomi

    Yerel Haberler

    Spor

    Sağlık

    Özel Haberler

    Medya

    Eğitim

    Yukarı Çık