Ana Sayfa » Köşe Yazısı » Remzi Çakın

 
 
Remzi Çakın

Dönüp Geriye Bakmak / Köşe Yazısı - Remzi Çakın

Remzi Çakın

 1976 –2017 ulusal kurtuluş ve demokrasi mücadelesinde legal ve illegal olarak geçen kırk yıl. 
Nostaljik devrimci olarak geçen bir iki yılı saymasam, kırk yılın tamamı Kürdistan ulusal kurtuluş ve demokrasi mücadelesinde geçmiştir. Deyim yerindeyse gözümü ulusal kurtuluş mücadelesi veren Kawa hareketi içinde açtım ve Kawa hareketi ile beraber büyüdüm. 
Mücadele ile geçen bu kırk yıllı kısaca iki evrede tanımlamak mümkün. 12 Eylül öncesi ve sonrası. 
Eylül-Evren öncesi dönem çocukluk ve gençlik yıllarımdır. Bu zaman dilimi illegal çalışma ile geçmiştir. 12 Eylül sonrası dönem ise kısa bir dönem yine illegal geçse de geçen zamanın büyük bölümü legal çalışma ile dönemidir.
Siyasi kişiliğim, Dünya siyasetine bakışım, bükülmez ulusal ruhum Kawa siyasi hareketi içinde şekillendi. Bu gün diyorum iyi ki Kawa siyasi hareketine sempati duymuş ve Kawa siyasi hareketi içinde mücadele vermişim. 
Mücadele sürecinde bir çok kavga ve sıkıntılar yaşansa da bir bütün olarak örgüt içindeki birlikte çalıştığım tüm yoldaşlarımı ve öderlerimi saygı ile yad ediyorum. Bu gün yeniden başa dön deseler, ben yine Kawacı olurdum. 
Devrim yolunda şehit döşen tüm yoldaşlarımı ve Kawa önderlerini saygı ile anıyorum. 
Başta Ferit Uzun, Hüseyin Şen, Hüseyin Aslan, M. Emin Mutlu, Necla Baksi, Bedri Yolcu, Metin Gök ve de ulusal kurtuluş mücadelesinde şehit olan tüm yoldaşlarımı saygı ile anıyorum. 
Bu dönemde yoldaşlık kavramının en anlamlısını yaşadık. Devam eden siyasi yoldaşlık ilişkilerimiz bu gün dostluklarla perçinleşmiştir. Bu günde aktif siyasetin içinde olan ve siyaset dışında olan tüm arkadaşları sevgi ve saygı ile kucaklıyorum. 
İllegal dönemi kısaca geçerek ikinci dönem olan legal dönem için de birkaç şey yazmak istiyorum. 
12 Eylül Evren askeri darbesi ve sonrası Kürdistan ve Türkiye için çok sancılı ve zor yıllardır. Genelde Türkiye özelde Kürdistan için zindan, sürgün, idam ve ölüm demektir. 
İçinde yer aldığım Kawa siyasi hareketi Eylül sonrası yaptığı kongre ile sömürgecilere karşı silahlı mücadele kararı alır ve lider kadrosunu Suriye nın Qamişlo kentine çeker.
Ancak silahlı mücadele kararı alan Kawa hareketi, Türkiye ve Suriye devletleri tarafından tehlikeli gelişme ve tehlikeli örgüt olarak kabul edilir, iki devletin ortak bir eylem ile imha kararı alınır. 
Qamişlo kentinde bulunan Kawa lider kadrosuna 12 Aralık 1980 tarihinde ortak operasyon düzenlenir. Lider kadrodan 3, toplam 12 kawa militanı kaldıkları evde imha edilir. Bu jenosit hem lider kadrosunu kayıp veren Kawa hareketi için, hem de Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesi için çok büyük bir kayıp olmuştur. 
1986 yıllın dan başlayarak günümüze gelen süreç Kürt örgüt ve partileri için legal zeminde önemli bir dönemdir. Legal zeminde yayın, dernek, vakıf ve parti çalışmaları bu dönemde hız kazanmıştır. 
1985 yılında başlayarak yeniden yarı legal yarı illegal başlayan Kürt ulusal demokratik mücadelesi İstanbul da yoğunlaşır. 12 Eylül öncesi döneminde mücadele veren tüm örgüt ve partiler 12 Eylül sonrası bu dönemde yeniden çalışmaya başlarlar. 
Toplumsal Kurtuluş, Denk, Medya Güneşi, Newroz, Newroz Ateşi, Vatan Güneşi, Arya, Ülke, Azadiya Welat, Gündem gibi gazete ve dergiler bu dönemde çok zor şartlarda büyük emeklerlerle yayın hayatına başlamışlardır. 
Halk Kültür ve Araştırma Derneği, Kürt Kültür ve Araştırma Vakfı, Mezopotamya Kültür Merkezi, Med Kültür Merkezi, Kürt Enstitüsü gibi kültür merkezleri yene bu dönmede açıldı.
Komal Yayincilik, Med Yayıncılık, Arya yayıncılık, Denk Yayıncılık, Pelê Sor Yayıncılık, Melsa Yayıncılık, daha sonra İslami çevrede açılan Nubahar yayıncılık, gibi örgütsel Yayın evleri kuruldu. Tabi buna kişiye ait yayınlarda daha sonra eklendi. Örneğin Doz, Koral, Özge, Fırat, Avesta, Peri yayıcılık, Aydınlar Matbası gibi yayın evi saymak mümkün. Eksik bıraktığım mutlaka vardır, sizler de ekleye bilirsiniz. 
Bu dönemde mücadele veren arkadaşlar gerçekten çok yürekli insanlardı, devrim sayılabilecek bu dönemi hakkı ile omuzladılar. İşkencede sakat kalan oldu, sürgüne gidenler oldu, şehit düşenler oldu. Şehitleri saygı ile anıyorum. Sürgündeki arkadaşları ve hala mücadelenin içinde olan arkadaşları sevgi ve sevgi ile kucaklıyorum.
Ahmet Zeki Okçuoğlu, Kamber Soypak, Şerafettin Elçi, Musa Anter, Yılmaz Çamlıbel, İsmail Beşikçi, Feqi Husyin, Yaşar Kaya, Medet Serhat, Recep Maraşlı, Hüseyin Aygün, Sara Alkan, Ramazan Ülek, Zeynep Baran, İbrahim Görbüz, Rıfat Sefalı, Mustafa Özçelik, Cemal Özçelik, Vahit Aba, M.Ali Eren, Hasan Deniz, Arif Sevinç, Kemal Yüksel, Kemal Bilget, Sinan Çift Yürek, Kurtuluş Parlak, Cuma Tanrıkulu, Canan Tanrıkulu, Mehmet Parlak, Ercan Sezgin, Ahmet Ünal, Nevzat Sağnıç, Bahatin Kılıç, Hüseyin Cici, Fatma Karahan, Nuretin Basut, M. Celal Baykara, Fehim Işık, Fehim Demir, Alibey Kölü, Mehmet Emin Kardeş, Mevlüde Acar, Z. Abidin Kızılyaprak, Kasım Ergün, Abdullah Kıran, Köroğlu Karaaslan, Bahatin Ayaz, Ali İncesu, Mehmet Sanrı aklıma ilk gelen isimler. 
Tabi bu isimler temsil açısından yazdım. Birçok arkadaşımız var bu dönemde canla başla çalışan. İsmini saydığım ve saymadığım tüm arkadaşları sevgi ve saygı ile kucaklıyorum. 
Benim için Kürt-Kaw bu oluşumlar arsında önemli bir yeri tutar. Çünkü Türkiye de ilk Kürt ismi ile yasalaşan tek Kürt kurumudur. Çetin ve uzun bir mücadele maratonuydu, kuştuk ve başardık. 
Özelim için Kürt Kaw, Med yayıcılık, Newroz Ateşi Dergisi, HEP, DEP önemli. Çünkü bu kurumların kurcu ve yöneticilerindenim. 
 Çok şey var yazılacak, ben kısa başlıklarla geçtim. Bu dönemde kurulan tüm kurum ve kuruluşta aktif emeğim var. İyi ki yapmışım, yene başa dönülseydi yene yapardım.
Maddi ve manevi çok şeyimizi kayıp etik, ancak dik durduk ve hala dik olarak mücadelenin içindeyiz.
Her ne kadar o fırtınalı günlerde köşe- kenarda durup kariyer yapıp ve cüzdanını dolduranlar, bu gün çıkıp Kürdistan adına Kürt halkına önder olmuşlarsa da, gerçek bu değildir. Bunların ömrü az kaldı ve mumları sönecek. 
Bu dönemin kadrosu şu anda da siyasete aktifleşmeye başlamışlardır. Gelecek bu arkadaşların birleşmesi ve atıl duran kadroları harekete geçirmesi ile Kürdistan ulusal mücadelesi önemli bir ivme kazanacaktır.


 
 
1 Şubat 2017 Çarşamba 10:53
Okunma: 5731
 
Yorumlar


Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarın Diğer Yazıları

Yazarlar
< >
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Kurumsal

Okuyuculardan Gelen Haber

    Yaşam

    Gündem

    Teknoloji

    Siyaset

    Kültür-Sanat

    Dünya

    Son Dakika

    Ekonomi

    Yerel Haberler

    Spor

    Sağlık

    Özel Haberler

    Medya

    Eğitim

    Yukarı Çık