MATBAA, EĞİTİM, OKUL ve GELİŞMİŞLİK İLİŞKİSİ

Kahta Haber yazarı Mustafa Kayahan'ın yeni yazsısı..
MATBAA, EĞİTİM, OKUL ve GELİŞMİŞLİK İLİŞKİSİ

Günümüz matbaasının icadı üzerinden yaklaşık 570 yıl geçtiği halde geride bıraktığı çok yönlü etkiler halen canlılığını korumaktadır. İcadın ortaya çıkmasından önce bilgiler, genellikle vaaz şeklindeki sunumlarla farklı kişi ve guruplara aktarılmaya çalışılmıştır. Bu durum ister dini ister bilimsel bilgi olsun vaazı veren kişinin anlatımına bağlı kalarak farklı gruplara birebir ulaşmasını nerdeyse imkânsız hale getirmiştir. Diğer yandan vaaz yani sözlü aktarılmaya çalışılan bilgi, kaynağından uzaklaştıkça aslına uygunluğunu önemli ölçüde kaybeder. Bu, uzun soluklu sözlü iletimin kaçınılmaz bir sonucudur. Matbaanın kullanımı ile ucuzlaşan kitap, bilginin, özellikle din dışı bilginin kitlelere hem doğru ulaşımını kolaylaştırmış hem de mantık süzgecinden geçirilmesine imkân sağlamıştır.

Bu sihirli icadın kullanılmaya başlanması, başta Batı Avrupa ülkeleri olmak üzere, dünyanın birçok yerinde önce toplumsal yapılarda peşi sıra ekonomik yapılarda büyük değişikliklere ve çalkantılara neden olur. Değişimin politik yıkımını gören birçok monarşi (imparator, kral, sultan, padişah) bu icadın topraklarına girmesine yıllarca izin vermezler. Monarşi kurumlarının bu tutumu bazı çıkar gurupları tarafından da desteklenir. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğunda geçimini kitapların kopyalarını çıkarmakla kazanan (müstensih) on binlerce kişi (1800’lerin başında bunların sayısının 80 bin kişi olduğu söylenir) ve bunlara kitaplarını çoğaltan imtiyazlı Müslüman tebaa yazarları matbaanın imparatorluk topraklarında (Arapça harflerle) kullanımına en çok muhalefet edenlerdir. Bu durumda monarşik kurumlarla etkili Müslüman tebaadan ulema kesimin çıkarları örtüşür ve gelişmenin önünde güçlü bir bariyer oluşturur. 

Benzer durumlar Avrupa monarşilerinde de söz konusu olmuş ama bu daha çok sanayi icatları alanındadır. Örneğin, İngiliz William Lee 1589’da çalışmaya hazır hale getirdiği çorap örme makinasına patent almak ister. Ancak Kraliçe I. Elizabeth tığla örme yapan “kullarının” işsiz kalacağı gerekçesiyle değil patent vermeyi izin vermeyi bile reddeder. (D. Acemoğlu, Ulusların Düşüşü) Buna rağmen özel mülkiyetin yasal kuruma altında olması ve iktidar erkinin nispeten paylaşılmış olması sayesinde bu ve benzer engeller uzun ömürlü olamamıştır.

Matbaanın icat edildiği 1450’li yılların başında ilk kitap baskısı gerçekleştirilir. İşin ilginç yanı bu kitap Hristiyanlık inancının temel kitabı olan “Kutsal Kitap”tır. El yazmalarına kıyasla son derece kaliteli ve ucuz olan Kutsal Kitap’ın basımı üst tabaka ruhban sınıfını epeyce memnun eder ve devamın sağlanması için yeni matbaacılara maddi, manevi destekler sağlanır. Dindar elitin bu desteği sayesinde okumaya olan talep gözle görülür derecede artar ve o sihirli icat Avrupa’ya hızla yayılır.

Matbaa işletmeciliğinin ruhban kesimce desteklenmesi okuma talebini tetikler. Bu da beraberinde okullaşmayı getirir. Okullaşmanın yaygınlaşması bilimsel bilgiye erişimi kolaylaştırırken ruhban sınıfın tekelinde olan bazı dini bilgi ve uygulamaların sorgulanmasının da önünü açılır. Peşi sıra, Ruhban sınıfının da dahil olduğu, “aydınlanma” ve reform hareketleri Avrupa’yı sarsar. Sarsıntıyla baş edemeyen tutucu ve monarşik kurumlar yavaş yavaş yıkılıp yerini çoğulcu ve demokratik kurumların inşasına bırakır.

Avrupa, önü alınamaz bu yıkıcı-yapıcı gelişmelere sahne olurken Osmanlı Devleti’nde1493’de Yahudiler, 1567’de Ermeniler, 1627’de Rumlar matbaalarını kurup kendi dillerinde kitap basarlar. Müslüman tebaa için ise en geç kurulan Gayrimüslim matbaasından tam 100 yıl sonra, 1727’de matbaanın kurulmasına izin çıkar. İzin çıkar ama kitap basmak için önce çok sıkı olan sansür kurulunu aşmak gerekecektir. Neticede İslam dini kitaplarını basmak yasak iken din dışı kitapları basmak da zorlu süreçtir ve tehlikelidir.

Dünyada, özellikle Avrupa’da, matbaanın başat rol oynadığı reform hareketlerine paralel olarak sanayi devriminin kapıları aralanırken, Osmanlı halen yüzlerce yıl öncesinin düşüncesiyle ülkeyi geleceğe taşımaya çalışır. Başka bir ifadeyle sistem, toplumsal ve ekonomik hayat yerinde bile sayamayıp geriye doğru gider ki Osmanlı Tarihinde buna “gerileme devri” adı verilmiştir. 

Bu birkaç yüz yıl içinde Osmanlı da bazı icat ve teknolojileri ithal etmiş ancak ustası ve uzman kullanıcısı Gayrimüslimdir. Örneğin “tren”in nitelikli kullanıcı personeli, telgraf makinelerinin kullanıcıları; tıbbi uzmanlıklar, mühendislik, finans vb gibi alanlar gayrimüslimlerin tekelindedir. Zira o araç ve hizmetin erbabı olmak için yeterince teknik ve bilimsel bilgiye sahip olmak gerektirmektedir. Ne yazık ki Osmanlı’nın Müslüman tebaasında henüz okumuş-yazmış nitelikli personel ya yoktur ya da çok azdır.

Tarih 19. Yüzyılın başlarına geldiğinde yani 1800’lerde İngiltere’de okur-yazarlık oranı erkeklerde %60, kadınlarda ise %40’lara ulaşmıştır. Hollanda ve Almanya gibi batı Avrupa ülkelerinde bu oranlar daha da yüksektir. Osmanlı’da ise ayni yıllarda okur-yazar oranı, iyimser bir tahminle, %3 civarındadır.

Matbaanın tetiklediği baş döndürücü gelişmeleri yüzlerce yıl gerilerden takip etmeye çalışan Osmanlı ancak 1850’li yıllarda, “ıslahat” (reform) hareketleri adıyla işe ciddi bir giriş yapar. Ne var ki temel itici rolü üstlenen eğitim darmadağındır. Dağınıklığı toparlama ve bir düzene sokmak amacıyla Özellikle sivil eğitim kurumlarından “sıbyan” ya da zamanın kabul gören adıyla “mahalle” mekteplerinin ve bunun üzerinde inşa olunan rüştiye ve idadi mekteplerinin ilk defa derli toplu bir kurallar manzumesi, zamanın ifadesiyle nizamnamesi çıkarılır. Ne var ki “usulü cedit” (yeni usul) eğitim amaçlanarak hazırlanan bu nizamnamenin pratiğe uygulanması onlarca yıl alacaktır. Zira Okul binasını yapma, öğretmen maaşları ve sair masraflar yerel ahalinin sırtına yüklenmiştir. Öğretmen okulu da açılmıştır ama hem nicelik hem de nitelik bakımdan yetersizdir.

Cumhuriyet Türkiye’si eğitimde tam bir enkaz devralır. Elbette ki matbaa açmak eskisi kadar zor değildir ama matbaalardan çıkacak kitapları okuyacak kitle çok azdır. Uygarlığın taşıyıcısı olan kitapları okumak yani okur-yazar olmak bir ayrıcalıktır. Bu kitlenin artması için eğitim ciddi biçimde ele alınır. Tevhidi Tedrisat Kanunu’yla eğitim dağınıklıktan kurtarılıp müfredat yeniden düzenlenir. 1928’de Latin harflerine geçilir ancak basit gibi görünen bir icadın (matbaa) kullanımın uzun süre yasaklı tutulmasının yarattığı geri kalmışlık öyle hızlı adımlarla telafi edilecek bir konu değildir. Zira eğitim-öğrenimin yaygınlaşması bir süreç meselesidir. Okullar, okulların finansmanı, öğretmen yetiştirme, müfredatı çağdaşlaşması gibi etkenler uyumlu ve eş zamanlı olarak ilerlemediği sürece eğitimin kalitesi hep gelişmiş ülkelerin gerisinde kalacaktır. Bu, Yunan Filozof Zenon’un “Aşil Paradoksu” olarak adlandırılan bir durumdur. Paradoksta iddia edilen tez, Aşil ile kaplumbağanın koşu yarışmasında, yarışmaya 100 metre geriden başlayan Aşil (Yunan Mitolojisine göre evrenin en hızlı koşucusu) asla kaplumbağaya yetişemeyecektir. Zenon’a göre Aşil’in gittiği her noktaya karşılık kaplumbağa da yeni bir noktaya varmıştır ve bu sonsuza dek böyle devam eder. Türkiye’nin de gittiği her noktaya karşılık gelmiş ülkeler de başka bir noktaya ilerlemiş olacaktır. Dolayısıyla yüzlerce yıl önce yapılan bir hatanın yarattığı gelişmişlik mesafesi asla kapanmayacak gibi görünüyor.

Başvuru Kaynaklar: 

Daron Acemoğlu, Ulusların Düşüşü

Özgür Türesay, “Bir Osmanlı Matbaacısının Sergüzeşti” T. Tarih Dergisi, 2004, Sayı 128, sayfa 36.: “İmparatorluk sınırları içerisinde Arap harfleriyle baskı yapmak yasaktır”

Hasan Ali Koçer, Türkiye’de Modern Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi (1773-1923), MEB Yayınları 

Maren Gottschalk mekale, 28.05.2024, Erişim 18.01.2026:  https://www.deutschland.de/tr/topic/kultur/johannes-gutenberg-matbaanin-icadi

Matbaanın Gelişimi ve Yaygınlaşması, Erişim 18.01.2026: Matba - III. Hafta Mak.pdf

Geç Orta çağ Avrupa’sında Okullar ve Eğitim, Erişim 12.01.2026:  semagrsu-ISHE-2021-BLDR-TAM-METNLER-sayfalar-167-186.pdf

Takvimi Vekai, 14 Ağustos 1869, sayı 1125

Wikipedia, erişim 22.01i2026: https://tr.wikipedia.org/wiki/Zenon_paradokslar%C4%B1

Wikipedia. Erişim 24.012026: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ahilleus

Benzer Haberler