Savaşlarla ülkenin kaynaklarını tüketen Osmanlı Saltanatı çağın gerisinde kalmamak için yapmaya giriştiği her yenileşme hareketi ya Yeniçeri Ocağı’nın ya devrin elitleri olan ulema kesiminin, ya da her ikisinin birlikte oluşturduğu engele takılır. Bu engeller bazan çok acımasız ve kanlı olur. Bu handikap, mutlak otoritenin tek sahibi olan saltanat ehlinin yönetme erkini geri dönüşü olmayan zaafa uğratır.
Eskimiş ve işlevsiz kalmış kurumların başında eğitim-öğretim kurumları gelmektedir. Bu konuda askeri alan nispeten daha şanslıdır. Zira askeri eğitim kurumları, ağır bedeller ödenerek, daha erken dönemde modernleşme sürecine sokulmuştur. Örneğin askeri tıbbiyeler bunlardan biridir. Ancak, sivil eğitim kurumlarının günün şartlarına göre yapılandırılması için gerekli ciddi ve somut adım 1869 yılında çıkarılan “Maarif Nezareti Umum Nizamnamesi”yle atılabilmiştir. (Daha önceki girişimler, değişik sebeplerle hep akamete uğramıştır)
Bu nizamnameyle eğitim ve öğretim bakanlığın çıkardığı kanun ve nizamların çerçevesine sokulmak amaçlanmışsa da gerçeklik hedefin çok gerisindedir. Örneğin, altı-on yaş aralığındaki tüm kız çocukları ve yedi-on bir yaş aralığındaki tüm erkek çocukları için sıbyan mektebine devamı zorunlu hale getirilirken (Gayri Müslim çocuklar dahil), müfredatı uygulayacak diplomalı öğretmen yok denecek kadar azdır.
Yine, nizamnamede belirtilen yeterli nüfusa sahip tüm mahalle ve köylerde “sıbyan mektebi” açılmak zorundadır. Ancak mektebin inşası, bakımı ve sair masrafları ile öğretmenin maaşı okulun bulunduğu köy veya mahalle ahalisi tarafından karşılanacaktır. Bu şaka gibi bir şeydir: Okul binasını yapamayan, öğretmenini yetiştirmeyen ve olana da maaş vermeyen devletin devamı mecbur tutması “şaka gibi” ifadesinin tam da karşılığıdır. Ki zaten nizamname uzun süre lafta, daha uygun ifadeyle kâğıt üzerinde kalmıştır.
Bunları yazdıktan sonra söz konusu nizamnamede yerini alan ve günümüz “ortaokul’u” sayılabilir “rüştiye mektepleri”nin vaziyetine bakalım:
198 maddelik Maarif Nizamnamesinin 18-32 aralığındaki meddeler bu mekteplerle ilgilidir.
Buna göre 500 haneyi aşan kasabalarda ahali sırf İslam ise yalınız Müslümanlar için, sırf Hristiyan ise sadece Hıristiyanlar için bir rüştiye mektebi açılır. Eğer kasaba ahalisi karışık ise Müslümanlar için ayrı, Hristiyanlar için ayrı bir rüştiye mektebi açılır. Bu durumdaki kasabada ayrı bir rüştiyenin açılması için ayni dindeki sakinlerin hane sayısının yüzü aşaması gerekir.
Rüştiye mektebi binasının inşa masrafı, öğretmen ve hademe maaşları ve sair tüm giderleri “Vilayet Maarif İdaresi Sandığı” tarafından karşılanır. Yapılacak rüştiye mektebi binası “Büyük Maarif Meclisi”nden verilecek resme (proje, çizim, kroki) göre yapılacaktır.
Her rüştiye mektebine, öğrenci sayısına göre, birer veya ikişer baş öğretmen ve öğretmeni olup bunlar “Öğretmen Nizamnamesi”ne göre seçilip tayin edilecektir. Bundan başka her rüştiyenin bir mübaşiri ve bir hademesi olacaktır
Rüştiye başöğretmenlerine sekiz yüz, ikinci öğretmenlere beşer yüz kuruş maaş verilecekken Mübaşır’a 250, kapıcıya 150 kuruş verilecektir. Muhtelif masraf için senelik dörder bin kuruş tahsis edilecek ve bu hesaba göre her rüştiye mektebinin senelik toplam gideri 40 bin kuruş olacaktır.
Rüştiye mekteplerinin tahsil süresi dört sene olup aşağıdaki dersler okutulacaktır.
Din Bilimlerine Giriş; Osmanlıca Dilinin Kuralları, İmla ve Cümle Kuruluşu, Yeni Usul göre Arapça ve Farsça, Defter tutma Usulü, Resim, Geometriye giriş, Osmanlı tarihi ve genel tarih, Coğrafya, Jimnastik. Ticaret faaliyetlerinin yoğun olduğu mahallerde ilgili ve zeki çocukların son sene Fransızca dersi alabilirler. Bu dersler günlere bölünerek okutulacaktır
Bu derslerden mezhep ve anılan din bilimleriyle ilgili olanlar her etnik yapının kendi dil ve inançları çerçevesinde verilecektir. Bu derslerin içerikleri ve öğretmen seçimleri ilgili ruhani liderleri tarafından tespit ve tayin olunacaktır.
Müslim ve gayrimüslim rüştiyelerinde genel tatil ağustos ayının başından üçüncü haftasının bitimine kadar olup 22 gündür.
Müslüman rüştiyelerinde Ramazan’ın üçüncü haftasından şevvalin birinci haftasının nihayetine kadar 15 gün, kurban bayramında bir hafta tatil olur. Bunlardan, cuma günü ve özel günler dışında tatil yapılmaz.
Gayrimüslim rüştiyelerinde dini bayramlarında ve özel günlerinde okullar tatil olur.
Bunlar dışında “cülus” (Padişahın tahta çıktığı gün) günlerinde tüm rüştiyeler tatil edilir.
Rüştiye mektebinde tahsil süresini tamamlayıp da imtihan nizamnamesine uygun olarak diploma alanlar imtihansız olarak idadiye (şimdiki lise muadili) mektebine kabul olunurlar. İmtihanlarda ehliyetini ispat edemeyenler, istedikleri halde, bir sene daha okulda (rüştiyede) kalabilecektir.
Kız Rüştiye Okulları:
Kız rüştiye mekteplerinde, öğretmenlerin kadın olma mecburiyeti ve birkaç farklı dersin müfredata konulması dışında erkek rüştiye mekteplerinde geçerli olan kurallar uygulanır.
Kaynak: Takvim-i Vekayi, 14 Ağustos 1869, Sayı: 1125






